testicoz.org

Test Çöz , Online Soru Çöz , İnteraktif Testler

2016-2017 müfredatına uygundur.
Fizik 1 Konu Anlatımı
UNİTE 1 Fiziğin Doğası
UNİTE 1 – 1.KONU Fiziğin Uğraş Alanı

Fizik Nedir ?
Tanım 1: madde ve enerji arasındaki etkileşimi inceleyen bir bilim dalıdır.
Tanım 2: evrende meydana gelen olaylara gözlem, deney ve matematiksel yöntemleri kullanarak sistematik ve akılcı açıklamalar getirir.

Fiziğin Alt Dalları
1) Mekanik Fiziği : Evrenin hareketlerini , kuvvet hareket, ilişkisini cisimlerin durgunluk şartlarını ve Güneş sistemini inceleyen fizik dalıdır. Klasik Fizik ve ya Newton fiziği de denilebilir.
2) Elektrik Fiziği : Elektrik yükünü elektrik yükünün hareketiyle oluşan elektirk akımını yükün hareketsiz durumu, potansiyeli inceleyen fizik dalıdır
3) Manyetizma Fiziği : DemirNikelKobalt gibi maddeleri çeken cisimleri , mıknatısın çevresinde oluşan manyetik alanmanyetik kuvvet ve bunların etkileşimlerini inceleyen fizik dalıdır.
4) Atom Fiziği : Maddenin yapısını oluşturan atomları ve atomlar arası ilişkileri inceleyen fizik dalıdır. Bu incelemeyi yaparken maddenin yoğurduğu veya saldığı elektro manyetik ışımaları inceleyen spektrometreden faydalanır.

5) Termo Dinamik : Fizik olaylarının oluşum şartlarını enerjiyi enerji değişimlerini, enerji aktarımlarını, enerji dönüşümlerini, ısı, sıcaklık, genleşme ve bunlar arasındaki ilişkiyi inceler.
6) Optik : Işığın yapısını, kırılma, yansıma, kırınım, girişim olaylarını inceler. Mercek, dürbün, mikroskop, teleskop yapımlarında optikten dalından yararlanılır.
7) Nükleer Fizik : Atom çekirdeğindeki olayları çekirdeklerde bulunan nötron ve protonları bir arada tutan nükleer kuvvetleri, çekirdeğin saldığı ışımaları ve bunların etkilerini inceleyen daldır.
8) Katı Hal Fiziği : Çok sert ve şekil değiştiremez maddelerle ilgilenir. Bu maddelerin elektrik, manyetik, optik, esneklik özelliklerini araştırır. Özellikle kristal yapıların nasıl oluştuğunu ve bu yapılarda atom dizilişini inceler.

UNİTE 1 – 2.KONU Fiziğin Çalışma Yöntemleri

1) Bir Problemin Belirlenmesi:
Bilimsel çalışma, bilim adamının problemle ilgili kendi kendine sorular sormasıyla başlar. Bir sorunun bilimsel olabilmesi için hem denenebilir olması hem de uygun deneme tekniğinin bulunması gerekir. Bilimsel çalışma sırasında yapılacak ilk iş, problemi ortaya koymaktır.

2) Problem İle İlgili Verilerin Toplanması:
Özel bir probleme ait gerçeklere veri denir. Bu gerçekler, problemle ilgili toplanan bilgileri ve probleme yönelik yapılan gözlemleri kapsar.

Gözlem:Nesneleri ya da olayları duyu organlarımızı ya da değişik ölçüm aletlerini kullanarak yaptığımız incelemelerdir. Gözlem, duyu organları ya da duyu organları yardımıyla kullanılan ve duyu organlarının daha doğru ölçümler yapmasını sağlayan araç ve gereçlerle olaylar ve nesnelerin incelenmesi olarak tanımlanmıştır. Gözlem yapılırken nesnelerin özelliklerine, hareketlerindeki ya da yapılarındaki değişime dikkat edilir. Bilim olayların ve nesnelerin gözlemlenmesiyle başlar ve bu gözlemler sonucunda sorgulamalar ve merak başlar. Doğru sorular sormak ve sorular ile ilgili doğru gözlemler yapmak bilimsel araştırmalar için ana unsurdur. Gözlemler kişinin geçmiş deneyimlerinden etkilenirler. Beklenmedik gözlemler araştırmacıya yeni ve önemli bilgiler sağlayabilir.

Nitel ve nicel olarak iki çeşit gözlem vardır. Nitel gözlemler çocuğun boyunun uzamasının gözlenmesi, havanın soğumasının gözlenmesi gibi ölçüm gerektirmeyen gözlemlerdir. Nicel gözlemler ise ölçüm araçları kullanılarak sonuca ulaşılmasını sağlayan gözlemlerdir. Örneğin: Bebeğin boyu bir ay içerisinde uzadı nitel gözlem ile ulaşılan bir sonuç; bebeğin boyu bir ay içerisinde 2 cm uzadı ise nicel gözlem ile ulaşılan bir sonuçtur.

3) Hipotezin Kurulması
Bilimsel bir problem için önerilen geçici çözüm yoluna hipotez denir.

4) Hipoteze Dayalı Tahminlerde Bulunma:
Bir hipotezden mantık yoluyla çıkarılan sonuçlara tahmin denir.

5) Kontrollü Deney Yapılması:
Deney sırasında olayı etkileyen bir faktörün değiştirilip diğer faktörlerin sabit tutulması ile yapılan deneylere kontrollü deney denir.

Bir problemin çözümü olarak kurulan hipotezler şu şekillerde sonuçlanabilir :

    Gözlem ve kontrollü deneyler ile doğrulanmazsa reddedilerek yenisi kurulur.
    Gözlem ve kontrollü deneyler ile doğrulanırsa geçerli kabul edilir.

Çok sayıda değişik gözlem ve deneylerle desteklenerek, geniş bir geçerlilik kazanırsa teori haline gelir. Teori evrensel bir gerçek isekanun haline gelir.

UNİTE 1 – 3.KONU Fizikte Ölçme

Temel Büyüklüklerin Ölçülmesi
a-) Kütlenin Ölçülmesi-Kütle ne ile ölçülür
Bir maddenin kütlesi  eşit kollu terazi ile ölçülür. Kütle ölçümünde kullanılan eşit kollu terazinin çalışma prensibine göre çalışan bakkal terazisinden başka, kuyumcu terazisi, kantar ve elektronik terazi gibi değişik özelliklere sahip teraziler de kullanılır. Bu terazilerin kullanım alanları, kütlesi ölçülecek maddenin boyutları ve kütlesinin büyüklüğüne göre değişmektedir. Basküller evlerde, spor merkezlerinde, hastanelerde kullanılırken, kantarlar traktör, kamyon gibi büyük kütleleri ölçmekte kullanılır. Bakkallarda ve kuyumcularda ise eşit kollu teraziler kullanılır. Başlangıçta analog olarak yapılan teraziler teknolojinin gelişmesiyle daha küçük kütleleri ölçebilen dijital göstergeli teraziler olarak yapılmıştır. Analog teraziler ise  yayların kuvvetin etkisiyle uzama veya kısalma özelliklerinden yararlanılarak yapılmıştır.

Kütlenin ölçülmesinde kullanılan Elektronik (dijital) teraziler elektrik enerjisi ile çalışır. Elektronik terazinin içinde bulunan devre elemanlarının kuvvete verdiği tepkiler ile tartım yaparlar. Tartım sonucunun rakamlarla gösterildiği ekranları vardır. Elektronik teraziler analog terazisine göre çok daha hassas ölçümler yaparlar.

Eşit Kollu Terazi
Madde miktarı (kütle) eşit kollu terazi ile ölçülür. Eşit kollu terazi destek, gösterge, gösterge çubuğu, terazi kefeleri, terazi kolu ve biniciden oluşur.

Eşit kollu terazi ile doğru bir ölçüm yapabilmek için terazinin dengede olması gerekir. Kefeler boş iken gösterge çubuğu hareketsiz ya da sıfırın üzerinde yavaşça her iki tarafa doğru eşit açılı salınım yapıyorsa terazi dengededir. Gösterge eşit açılı salınım yapmıyorsa terazi kolları üzerindeki biniciler hareket ettirilerek eşit salınım yapması sağlanır.

Eşit kollu terazi ile hassas bir ölçüm yapabilmek için çok küçük standart kütlelere ihtiyaç vardır. Ölçüm yapılırken tartım takımlarında bulunan en küçük standart kütleden daha küçük bir kütleyi ölçmek için eşit kollu terazinin kolu bölmelendirilir. Bölmelendirme işlemi yapmadan terazi dengeye getirilmelidir. Terazi dengeye getirildikten sonra bölmelendirme işlemine
başlanır. İlk olarak sağ koldaki binicinin bulunduğu yere sıfır yazılır. Sol kefeye 1 birim kütle (en küçük standart kütle) konur. Sağ kol üzerindeki binici hareket ettirilerek terazi tekrar dengeye getirilir. Binicinin bulunduğu yere bölmelendirmek istediğimiz rakam yazılır. Biz örnek olarak terazinin kolunu 10 eşit parçaya bölelim. Bu nedenle binicinin bulunduğu yere 10 yazalım. Sıfır ile 10 arası cetvelle 10 eşit parçaya bölünerek işaretlenir. Yapılan bölmelendirmede her bölme birim kütlenin onda birine karşılık gelir.

Bölmelendirilen koldaki arka arkaya gelen iki çizgi arası bu terazinin ölçebileceği en küçük birimdir.

Eşit kollu terazi ile ölçüm yapılırken kütlesi ölçülecek cisim sol kefeye konur. Sağ kefeye ise teraziyi dengeye getirmek için birim
kütleler (gramlar) konur. Terazi en küçük birim kütlelerle de dengeye gelmiyor ise kol üzerindeki binici hareket ettirilerek terazi dengeye getirilir.

b-) Uzunluğun Ölçülmesi-Uzunluk ne ile ölçülür

Çeşitli şekillerdeki veya boydaki cisimlerin uzunluklarını ölçmek için değişik şekillerde ölçüm araçları yapılmıştır. Şekli
düz bir cismin uzunluğunu ölçmek için tahtadan yapılmış metreler kullanılırken şekli düzgün olmayan cisimlerin uzunluğunu ölçmek için genellikle terzilerin kullandığı mezura lar kullanılır. Küçük bir kalınlığı ölçmek için, örneğin çay bardağının camının kalınlığını ölçmek için ise kumpas kullanılır.

Uluslar arası birim sisteminde (SI) uzunluk birimi metre’ dir ve kısaca “m” ile gösterilir.

“1 metre”, ışığın boşlukta 1/299 792 458 saniyede aldığı yol olarak tanımlanmıştır. Bu çağdaş tanım günümüzde dünyanın çeşitli laboratuvarlarında yapılabilen hassas ölçümlerin birbirleriyle karşılaştırılabilmesi amacıyla kabul edilmiştir.

Uzunlukları ölçmek için metre kullanılırken çok büyük, gezegenler arası mesafeyi ölçmek için ışık yılı (ışığın bir yılda aldığı yol), çok küçük atomik boyutlardaki mesafeleri ölçmek için ışığın dalga boyu mertebesinde olan birimler uzunluk ölçüsü olarak kullanılır.

c-)Hacmin Ölçülmesi-Hacim ne ile ölçülür
Maddelerin boşlukta kapladıkları yere o maddenin hacmi denir. Hacim maddelerin ortak özelliklerindendir.
Okuduğumuz kitap, bardağa konmuş su ve tüpün içine konmuş gaz, bunların hepsi boşlukta yer kaplamaktadır.
İçini dolduracağımız maddenin ve içine koyacağımız maddenin hacminin bilinmesi gerekir. Çiftçi deposunun alabileceği buğdayın miktarını ve deposuna getireceği buğdayın miktarını bilmeli ki dışarıda buğdayı veya deposunda boşluk kalmasın.
Hacim skaler bir büyüklüktür, V sembolü ile gösterilir. Uluslararası birim sisteminde (SI) hacim birimi metre küptür (m3). Sıkça kullanılan hacim birimlerinden biri de litredir. Litre (L) ile gösterilir.
Hacim ölçme işleminden detaylı olarak Hacim nasıl ölçülür yazımızda bahsedilmiştir

d-)Zamanın Ölçülmesi-Zaman ne ile ölçülür
Çok eski çağlardan başlayarak insanlar zamanı belirlemek için uğraşmışlardır. Zamanı belirlemek için yıldızlara, güneşe bakmışlar, doğada tekrarlanan olayları dikkate almışlardır. Önceleri Güneşin doğuşu ve batışına göre güneş saati daha sonraları ise kum saati ile zamanı ölçmüşlerdir. Teknolojinin ilerlemesiyle mekanik saat, kuvars saat ve atom saati yapılmıştır.

Saatten büyük olan ölçü birimleri:
• 1 gün = 24 saat
• 1 ay = 30 gün (hesaplamalarda ayın alınan değeri)
• 1 yıl = 12 ay
• 1 asır = 100 yıl

Saatten küçük olan ölçü birimleri;
• 1 dakika = 60 s
• 1 saat = 60 dk
• 1 saniye = 100 salise dir.

e-)Akım Şiddetinin Ölçülmesi- Akım Şiddeti ne ile ölçülür
Elektrik santrallerinde üretilen elektrik, iletken teller yardımıyla yerleşim bölgelerine, oradan da yine iletkenler yardımıyla
evlerimizdeki elektrikle çalışan aletlere kadar gelir. Evde, okulda, sokakta teknolojinin olduğu her yerde elektriği kullanıyoruz.
Kullandığımız ev aletlerine, fabrikalardaki makinelere ve elektrik akımını taşıyan iletken kablolara belli bir elektrik akımını
gelmesi gerekir. Fazla gelen elektrik akımı da, az gelen elektrik akımı da can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürür. Bu nedenle akım şiddetinin ölçülmesi ve bilinmesi gerekir

Akım şiddeti: Bir elektrik devresinde iletkenin kesit alanından birim zaman içinde geçen elektron miktarına akım şiddeti denir.
Akım şiddetinin birimi amperdir ve A simgesi ile gösterilir.

Amperin binde birine miliamper (mA), milyonda
birine mikroamper (μA) denir.
1 A = 1000 mA
1 A = 1000 000 μA

Elektrik devresinden geçen akımın şiddetini ölçen alete ampermetre denir. Ampermetre devreye seri olarak bağlanır. Devreden geçen akım, ampermetre nin içinden olduğu gibi aynen geçer. Ampermetre nin elektrik devresine yanlış bağlanması durumunda ampermetre nin ibresi ters yönde hareket eder. Bu durumda bağlantı uçları yer değiştirilir.

Ampermetre göstergesinin üzerinde A harfi vardır. Ampermetre ler, doğru akım ve alternatif akım için birbirinden farklı yapıda imal edilir. Ayrıca cihazın kaç ampere kadar ölçebileceği göstergeden anlaşılır. Buna cihazın kapasitesi denir. Hiçbir cihazla kapasitesi üzerindeki değerlerde ölçüm yapılmaz. Ölçme esnasında ampermetre nin hasar görmemesi için bu hususlara dikkat edilir.

f-)Sıcaklığın Ölçülmesi-Sıcaklık ne ile ölçülür

Sıcaklığı ölçen cihazlar bulunmadan önce insanlar duyu organlarıyla sıcaklık hakkında fikir sahibi olabiliyorlardı. Cisimlerin sıcak, soğuk ya da ılık olup olmadığını parmak dokundurarak tahmin edebiliyorlardı. Bu nedenle sıcaklık tahmin edilebilir bir büyüklüktür.

Binalarda ısınmak için kullandığımız kaloriferlerin, fabrikalardaki buhar kazanlarının güvenli kullanımı için sıcaklığının kontrol altında tutulması gerekir. Hastanın ateşinin, bulunduğu ortamın sıcaklığının ölçülmesi gerekir.

Sıcaklık ölçen aletlere termometre denir.

Sıvı termometreler, haznesinde bulunan cıva veya alkolün sıcaklığı arttığında oluşan genleşmeden yararlanılarak yapılmıştır.

Mevcut termometrelerin hemen hepsi bir atmosfer basınçta suyun donma ve kaynama noktaları esas alınarak derecelendirmeleri yapılmıştır.

Değişik sıcaklıkları ölçmek için ihtiyaç doğdukça değişik bölmelendirilmiş termometreler yapılmıştır. Günlük hayatta kullandığımız termometre Celsius (selsiyus) termometresidir. Bu termometrede suyun donma sıcaklığı 0 °C, kaynama sıcaklığı ise 100 °C olarak kabul edilip aradaki fark 100 eşit parçaya bölünmüştür. Her bölme 1°C’yi gösterir. Termometrenin göstergesine bakarak içinde bulunduğu ortamın sıcaklığını söyleyebiliriz.

Temel Ve Türetilmis Büyüklükler

Temel büyüklükler: Başka birimlere gerek duyulmadan ifade edilebilen birimlerdir.
Fizikte   7 tane Temel büyüklük vardır bunlar ; kütle, uzunluk, zaman, akım şiddeti ve sıcaklık,ışık şiddeti ve madde miktarıdır.

temel_buyuklukler
Türetilmiş büyüklükler: Başka büyüklükler yardımıyla ifade edilen büyüklüklere türetilmiş büyüklükler denir.
Türetilmiş büyüklükler; kuvvet, ivme, hız, direnç, enerji vb.

Ölçme, Ölçmede Hata

Ölçme Nedir : Bilinmeyen bir büyüklüğün ölme aleti kullanarak veya bilinenle karşılaştırılarak bulunmasına ölçme ve ölçüm denir.

Fiziksel bir büyüklük ölçülürken iki yöntem kullanılır. Bunlar;
1. Doğrudan ölçme: Ölçülecek cismin aynı türden bilinen bir büyüklükle karşılaştırılması.
2. Dolaylı ölçme: Doğrudan ölçülemeyen bir büyüklüğün bir araç yardımıyla veya hesaplama yöntemiyle ölçümünün yapılması.

Dolaylı ölçme iki şekilde yapılır.
a. Göstergeyle ölçme
b. Türetilmiş ölçme

Ölçme bilimin temel bir parçasıdır. Fiziksel bir büyüklüğün tanımlanması için nitel ve nicel gözlemler ile deneyler yapılır.Gözlemler ve deneyler sonucunda elde edilen değerlerle matematiksel yöntemler kullanılarak fiziksel büyüklükler tanımlanır. Tanımlanan bu büyüklerin bir sayısal değeri vardır. Ancak bulunan bu değerler sadece 1, 2, 3 gibi rakamlarla ifade edildiğinde bu değerlerin ne anlama geldiği, hangi fiziksel büyüklüğü tanımlamak için yapıldığı belirli olmaz.

Yapılan ölçümün  hangi fiziksel büyüklüğe ait olduğunu belli etmek ve rakamların anlam kazanması için rakamların sonuna kilogram, metre, volt, saniye, amper gibi ilaveler yapılır. Yapılan bu ilavelere birim denir.

Sayılar ve birimler ölçüm yapmak için kullanılır. Fiziksel bir büyüklüğü ölçebilmek için büyüklük kendi cinsinden birimle karşılaştırılır. Yeryüzündeki tüm bilim insanlarının birbirlerinin ölçümlerini anlayabilmeleri için ortak, herkesçe kabul edilen birimlerin kullanılması zorunlu olmuştur. Bu nedenle bizimde kabul edip kullandığımız Uluslararası Birimler Sistemi veya kısaca SI olarak adlandırılan ortak birimler bilim insanlarınca kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır.

ölçmede hata: Ölçme sonuçlarının gerçek değerden farklı olması, ölçmede hata yapıldığı anlamına gelir. Ölçme sonucu ile gerçek değer arasındaki fark ölçmede hata olarak tanımlanır.

Ölçme işleminde hataya neden olabilecek etkenlerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz.

1. Ölçme yönteminden kaynaklanan hatalar; ölçümü yapılacak büyüklüğün nasıl ölçüleceğine doğru karar verilememesi sonucunda oluşan hatalardır. Örneğin masanın uzunluğunu karış ile ölçmeye kalkarsak yanlış bir yöntem kullamış oluruz.
2. Ölçmeyi yapan kişiden gelen hatalar; bireylerin, ölçme konusu ile ilgili bilgi ve becerilerinin noksan ve farklı oluşundan dolayı, herkes aynı derecede hassas bir ölçme yapamaz. Örneğin; Öğretmen yazılı kağıtlarını okurken, dalğınlığından dolayı 5 puan eksik vermesi .
3. Ölçme aracından gelen hatalar; bir araç ne kadar iyi yapılırsa yapılsın, zamanla hassaslığı bozulabilir veya ölçümü yapılan araç bozuk olabilir. Ölçme yapılacak araç güvenirlilik, geçerlik ve kullanışlılık özelliklerini taşımalıdır .Örneğin;Manav terazisinin hatalı tartması veya bozuk olması.
4. Ölçüm yapılan ortamdan kaynaklanan hatalar; ölçümün yapılacağı ortam ölçme için uygun olmayabilir. Uzunluğunu ölçeceğimiz bir teli sıcak bir ortamda ölçtüğümüzde farklı bir değer, soğuk bir ortamda ölçtüğümüzde ise farklı bir değer buluruz. Örneğin; Örneğin sınıfta sınav varken ,okul dışında çalışma var ve çok ses oluyor. Dikkatimiz dağılıp bildiğimiz soruları yapamayabiliriz.
5. Kaynağı belli olmayan hatalar; kaynağı iyi bilinmeyen, ölçümü yapan kişiye veya ölçme aracına bağlı olan ve ölçme sonuçlarına gelişigüzel yansıyan hatalardır. Bu hatalara tesadüfî hatalar da denir.

Not: Ölçme işlemi yapılırken hatayı azaltmak için ölçümü, özdeş ölçü aletleriyle tekrar yaparak kontrol etmek, aynı ölçüm aracıyla çok kez ölçümü yapmak veya değişik ölçü araçlarıyla ölçümü yapmak mümkündür.

UNİTE 1 – 4.KONU Fizikte Matematiğin Yeri

Fizikçiler kurdukları modelle, yaptıkları deneylerde gözlemlerini yaparken, yapılan ölçümleri ifade etmek, temel fizik yasaları ile teoriler arasında bir ilişki kurmak için bir dile ihtiyaç duyarlar. Bu dilin öyle bir mantığı olmalıdır ki önce kendi içinde sağlam temellere dayanmalı, anlamlı  ve anlatım bozukluğu olmamalıdır. Onu okuyan her insan aynı şeyi anlamalıdır. İşte fizikçiler bu nedenle evrensel bir dil olan matematiği anlatım dili olarak kullanmaktadırlar.

Fizik, matematik ilişkisi, fizik için oldukça temel bir ilişkisidir. Bir olay hakkında bilimsel süreçler işletilirken; ölçme, veri toplama ve deney sonuçlarına göre fizik yasalarının ifade edilmesinde, karşılaşılan problemlerin çözümünde matematik bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Fiziksel bir olay matematik diliyle genelleştirilir, formüle dökülür ve basite indirgenir. Matematik kullanılırken toplama çıkarma gibi en basit matematik işlemlerinin yanında çok karmaşık matematiksel  işlemler de kullanılır. Bu nedenle matematikten bağımsız bir fizik düşünülemez.

UNİTE 1 – 5.KONU Fizik, Günlük Yaşam Ve Teknoloji

Bilgisayar
167 m2 lik bir alan kaplayan ilk bilgisayar ENIAC 1940 larda üretilmiştir. İnce filmler, manyetik materyaller ve yarı iletkenler üzerindeki fiziksel çalışmalar sayesinde dizüstü bilgisayarlar üretilmiştir.

Fotokopi Makinesi
“Zıt yükler birbirini çeker” ilkesi temel alınarak geliştirilen fotokopi makineleri yaşamımızda büyük kolaylık sağlar.

Asansör
Asansörler, insanları, yükleri, bulundukları konumlardan aşağı ya da yukarı taşımamızı sağlayan araçlardır. Günlük hayatta çok büyük kolaylık sağlayan bu araçta elektriksel enerji, mekanik ve potansiyel enerjiye dönüştürülür.

Basit Makineler
Basit makinelerin yaşantımızdaki yeri ve önemi tartışılmaz. Günlük hayatımızda da kullandığımız, pense, makas, maşa, cımbız, el arabası, zımba, eşit kollu terazi gibi basit makinelerin hepsinin temelini fizik yasaları oluşturmaktadır.

CD ve DVD’ler
Bilgi depolamak, müzik dinlemek, resimleri saklamak, film izlemek için kullandığımız CD ve DVD’ler fiziğin günlük yaşamımıza hediye ettiği yeniliklerdendir. Lazer teknolojisi sayesinde bilgiler CD’nin içindeki polikarbonat tabakasına çukur ve tepeler oluşacak şekilde işlenir. Bu bilgiler ise CD okuyucusu tarafından okunup anlamlı verilere dönüştürülür.

Jeneratörler
Bir manyetik alan içinde iletken bir çerçeve döndürülürse bu çerçevede bir elektrik akımı oluşur. Jeneratörlerin çalışması da bu ilkeye dayanır. Yani jeneratörler mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürür. Jeneratörlerin çalışması için elektrik motoruna, elektrik motorunun çalışması için de jeneratöre ihtiyaç vardır. Elektrik motorları da çamaşır makinesi, buzdolabı, elektrikli tren, denizaltları ve daha birçok yerde kullanılır.

UNİTE 2 Enerji
UNİTE 2 – KONULARI Enerji

İş Nedir ?
Günlük yaşantımızda iş kelimesini çok farklı anlamlarda kullanırız. Örneğin inşaatta çalışan bir işçi iş yapıp yorulduğunu söylerken, masa başında ders çalışan bir kişide iş yapıp yorulduğunu söyler. Genel manada emek harcadığımız ,yorulduğumuz eylemleri tanımlarken ‘iş’ kavramını kullanırız. Günlük hayatımızda kullandığımız iş kavramı ile fiziksel anlamda tanımlanan iş kavramı zaman zaman uyuşmayabilir. Bugün çok iş yaptım dediğimizde fiziksel anlamda hiç iş yapmamış ta olabiliriz.

Bilim insanları için farklı bir tanım yaparlar.
İş= Cisim kendisine uygulanan kuvvet doğrultusunda yerdeğiştirirse fiziksel anlamda iş yapılır.

Fiziksel anlamda iş yapılabilmesi için

1. Bir cisme bir kuvvetin uygulanması gerekir yani en az bir kuvvet olmalıdır.
2. Uygulanan kuvvetin cisme etki eden sürtünme kuvvetini yenerek yol
aldırması gerekir.
3. Kuvvetle yolun aynı doğrultuda ya da kuvvetin yol doğrultusunda bileşeninin olması gerekir.
Bu şartlardan biri veya birkaçı eksik olursa iş yapılmış sayılmaz.

İş Nasıl Hesaplanır?

İŞ

Cisme uygulanan kuvvet ,şekildeki gibi cismin yerini değiştirmiş olsun
Yapılan iş = W,
Kuvvet = F,
Kuvvetin yatayla yaptığı açı=α,   şekilde yatayla yapılan açı ”0”

Yer değiştirme = Δx simgeleriyle gösterilir ise,
Yapılan işin değeri; kuvvet ile yer değiştirmenin çarpımına eşittir.
İş = Kuvvet x Yer değiştirme
W = F .  Δx.cosα

İş Birimi Nedir?

iş birim

İş  ve Moment birimi arasındaki fark nedir?

İş birimi ve tork birimlerinin ikisi de   ( Newton x Metre)olmasına rağmen  birbirinden farklıdırlar,  bunun sebebi moment alınırken vektörel çarpım yapılması, iş hesaplanırken skaler çarpım yapılmasıdır. Yani moment vektörel bir büyüklüktür, iş skaler bir büyüklüktür.

Dünya Üzerindeki Enerji Kaynakları
Dünyanın yıllık enerji ihtiyacı nüfus artışına paralel olarak hızla artmaktadır. Enerji üretimi ve enerji tüketimi toplumların gelişmişlik düzeyinin ve yaşam kalitesinin en önemli göstergesidir, ülkelerin milli güvenliği ve geleceği açısından büyük bir güç olarak  değerlendirilmektedir.

Dünya üzerindeki enerji kaynaklarını;
a. Yenilenemez (klasik) enerji kaynakları
b. Yenilenebilir (alternatif ) kaynaklar olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları
Güneş, rüzgar ve su gibi kendileri tükenmeden diğer enerji kaynaklarının üretilmesi için kullanılan kaynaklara yenilenebilir enerji kaynakları denir.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Nelerdir

1-Güneş Enerjisi                                              5-Hidrojen Enerjisi
2-Rüzgar Enerjisi                                             6-Biyo-kütle Enerjisi
3-Hidroelektrik Enerji                                        7-Okyanus Enerjisi
4-Jeotermal Enerji

GÜNEŞ ENERJİSİ
Güneşin çekirdeğinde meydana gelen füzyon süreci ile açığa çıkan enerjinin bir kısmı dünyaya ulaşır. Dünyaya ulaşan güneş ışınları güneş kollektörleri  tarafından toplanıp ısı ve elektriğe dönüştürülür. Güneş enerjisini toplayıp ısı ve elektriğe dönüştürebilen güneş kolektörleri güneş enerjisinin kullanımındaki aracı elemandır. Isıtmadan soğutmaya ve elektrik üretiminde kontrollü olarak kullanılabilmektedir.

Kullanım Alanları: Güneş enerjisi ile çalışan saat, hesap makinesi gibi elektronik eşyalar . Şehir ve köylerdeki evlerin çatılarında sıkça rastladığımız güneş kolektörleri ile su ısıtılarak, ya evin sıcak su ihtiyacı karşılanır ya da sıcak su, evin ısıtma tesisatına verilerek ısınma ihtiyacının giderilmesinde kullanılmaktadır.

Avantajları:Çevreye hiçbir zararı olmaması, sürekli ve yenilenebilir olması güneş enerjisini çok cazip kılmaktadır.

Dezavantajları: Güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde etmenin ekonomik olmayışı, kış aylarında kullanışlı olmayışı,elde edilen enerjinin depolanmasındaki güçlükler ve güneş enerjisini toplayacak panellerin geniş alanlara kurulması bu enerjinin kullanılmasının yaygınlaşması önündeki engellerdir.

RÜZGAR ENERJİSİ
Rüzgar enerjisinin ana kaynağı güneş enerjisidir. Güneş enerjisi karaları ve denizleri aynı oranda  ısıtmaz  bu nedenle oluşan basınç farkı rüzgarı meydana getirir.  Rüzgarın yoğun olarak oluştuğu bölgelere kurulan rüzgar tribünleri ise rüzgarın kinetik enerjisini önce mekanik enerjiye, daha sonra elektrik enerjisine dönüştürür.  Rüzgârdan elde edilecek enerji tamamen rüzgarın hızına ve esme süresine bağlıdır.

Kullanım Alanları:Elektrik üretimi, su depolama ,taşımacılık , soğutma , haberleşme amacıyla kullanılır.

Avantajları:Temiz ve tükenmez bir enerji kaynağıdır. Bölgesel olduğundan dünya pazarında büyük ölçüde bağımsızdır.

Dezavantajları: Gürültü ve görüntü kirliliği yaratması, yatırım maliyeti yüksek olması, kuşların ölümüne neden olması ve iletişim için kullanılan cihazların dalgalarını bozması dezavantajları arasındadır.

HİDROELEKTRİK ENERJİ
Hidroelektrik enerji santralleri kurularak suyun potansiyel enerjisinin kinetik enerjiye ve bu enerjinin de elektriğe dönüştürülmesi ile sağlanan bir enerjidir. Hidroelektrik enerji santralleri yenilenebilir ve temiz bir enerji kaynağıdır. Yükseltinin fazla olduğu yerlerde daha kullanışlıdır çünkü suyun akış hızı daha fazladır.

Kullanım alanları: Bu santraller, enerji üretiminde, balıkçılığı geliştirmede,ulaşımı kolaylaştırmada, su taşkınlıklarını önlenmekte ve sulama amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Avantajları: Kirlilik oluşturmaz, doğal bir kaynaktır ve dışa bağımsızdır

Dezavantajları: Bunların yanında yapımının uzun sürmesi, maliyetinin yüksek olması ve yağışlara bağımlı olması dezavantajlarıdır.

JEOTERMAL ENERJİ
Kelime olarak yer ısısı anlamına gelmektedir. Yağışlar sonucu oluşan yağmur ve kar suları yer kabuğu çatlaklarından mağma tabakasına ulaşır . Mağma tabakasında ısınan sular sıcak su kaynağı ve buhar şeklinde yeryüzüne ulaşır. Yeryüzüne ulaşan bu su ve buhar tribünler yardımıyla diğer enerji türlerine dönüştürülür. Yer kabuğu kırıklı bir yapıya sahip olduğu için termal tesisler  Ege bölgesinde oldukça yaygındır

Kullanım alanları:Yeryüzüne çıkarılan bu enerji kurulan elektrik santralleriyle elektrik enerjisine dönüştürülür. Ayrıca merkezi ısıtma ve soğutma sistemlerinde, fizik tedavi ve turistik merkezlerde kullanıler.

Avantajları: Çevre dostu bir enerjidir. Oldukça ekonomik, kullanılan yerlerde yangın ve zehirlenme riski  yaratmadığından güvenilirdir. Çok amaçlı ısınma için idealdir ve kullanıma hazır bir enerjidir.

Dezavantajları: Yeryüzüne çıktığı yerlerde zararlı gazlar salar ve kullanılan tesisatın çabuk çürümesine, kireçlenmesine ve paslanmasına neden olur.

HİDROJEN ENERJİSİ
Günümüzde kullanılmakta olan teknoloji ile üretim zorluğu nedeniyle kullanımı çok yaygın değildir. Ancak teknolojinin ilerlemesi ile birlikte temiz bir enerji kaynağı olarak dünyanın enerji ihtiyacını karşılamaya adaydır.

Kullanım alanları:Elektrik, ısı ve yakıt pili üretimi

Avantajları: Hidrojen Dünya’da ve evrende en çok bulunan basit bir elementtir. Evrenin temel enerji kaynağıdır, zararlı gaz çıkışı yaparak çevreyi kirletmez. Bilinen enerji kaynakları içinde verimi en yüksek enerji kaynağıdır.

Dezavantajları: Doğada bileşik halinde bulunmaktadır.  Bu nedenle su gibi içinde hidrojen bulunan maddelerden başka bir enerji kaynağı kullanılarak elde edilmesi gerekmektedir.  Bu da büyük yatırımlara ihtiyaç duyulmasına ve maliyetin artmasına neden olmaktadır.

BİYO-KÜTLE ENERJİSİ
Biyo-kütle enerjisi, organik maddelerden enerji kaynağı olarak yararlanılmasıdır.Bilinen bitki yakma ve hayvan atıklarından yararlanma yöntemleri geleneksel biyo-kütle olarak adlandırılır. Bu enerji kaynağı türü, geri kalmış toplumlarda en fazla yararlanılan enerji türüdür. Öte yandan, modern yöntemlerde bitkilerden biyodizel, biyoetanol elde etme gibi yeni uygulamalar ise, modern biyokütle olarak adlandırılmakta ve yenilenebilir enerji kaynağı türleri arasında yer almaktadır. Çevre kirliliği oluşturmaz, küçük çaplı üretilebilir ve depolanabilir. Ancak veriminin düşük olması, eko sistemi bozması, yeşil bitki örtüsünün azalması ile birlikte erozyona neden olması, suyun kalitesini düşürmesi kullanılırlığını azaltmaktadır.

OKYANUS ENERJİSİ
Okyanuslardan dalga enerjisi ve gel-git enerjisi olarak iki türlü enerji elde edilmektedir.

a. Dalga enerjisi: Okyanus ve denizler gibi büyük su kütlelerinde meydana gelen dalgaların enerjisinden yararlanılmaktadır. Yenilenebilir enerji formlarından bir tanesidir.
b. Gel-git enerjisi: Gel-git veya okyanus akıntısı nedeniyle yer değiştiren su kütlelerinin sahip olduğu kinetik ve/veya potansiyel enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir.

UNİTE 3 Madde ve Özellikleri
UNİTE 3 – KONULARI Madde ve Özellikleri

Madde Nedir? Maddenin Ortak Özellikleri Nelerdir?

Madde: Kütlesi, hacmi ve eylemsizliği olan, duyularımızla algılayabildiğimiz her seye madde denir.
Cisim: Maddenin sekil almış haline cisim denir.  Altın bir madde iken, altın yüzük bir cisimdir.

Maddenin Halleri
Katı: Katı maddeleri incelersek belirli şekillerinin olduğunu görürüz. Dışarıdan herhangi bir kuvvetle müdahale olmadığı sürece şekillerini korurlar. Bu da katı maddelerin moleküllerini birbirine sıkı bağlandığını gösterir. Katı maddelerin moleküllerinin   birbirine sıkı bağlanması , katı maddelerin hareket etmedikleri anlamına gelmez. Katı maddeler öteleme hareketi yapmazlar fakat bulundukları yerde titreşim hareketi yaparlar. Katı maddelere taş,cam,tahtayı örnek olarak verebiliriz.

Katı maddelerin özelliklerini kısaca özetlersek.

  • Katı maddeler sert yapılıdır, belirli şekilleri  ve hacimleri  vardır.
  • Katı maddeleri meydana getiren tanecikler arası mesafe çok azdır. Bunun bir sonucu olarak da  moleküller arası çekim kuvveti fazladır.
  • Katı maddeler sıkıştırılabilirler.

Sıvı : Sıvı maddelerin katı maddeler gibi belli şekilleri yoktur.Bunun nedeni sıvı maddelerin molekülleri birbirinden daha uzak ve akışkan halde olmasındandır, Fakat bunun bize günlük hayatta birçok faydası vardır. Örneğin içme suyunu borularla akışkan olması sayesinde evlerimize kadar ulaştırabiliyoruz.Sıvı maddelere  Su, yağ,alkol,sirkeyi örnek olarak verebiliriz.

Sıvı maddelerin özelliklerini kısaca özetlersek

    • Belirli bir hacme sahip olan ve belirli bir sekli olmayıp bulundukları kabın seklini alan maddelere denir.
    • Sıvı moleküller arası çekim kuvveti katılara göre daha düsük olduğundan birbirinden fazla ayrılmayacak sekilde birbirlerinin üzerinden kayarak  yer değistirirler.
    • Sıvılar ısıtıldıklarında, sıvı bu enerjiyi kimyasal bağlara aktarır ve bağlar arası mesafe arttığından sıvının hacmi artar.

 

  • Sıvıların hacmi kuvvetle artırılamaz.
  • Sıkıştırılan sıvıların sekli değişir ama hacmi değişmez.

Gaz:  Belirli bir sekli ve  belirli bir  hacmi olamayan maddelere denir. Gaz halindeki maddelere hava,oksijen,azot örnek verilebilir.

  • Tanecikler arası mesafe çok fazla olduğundan gazlar bulundukları kabı tamamen doldurur.
  • Gaz molekülleri serbestçe hareket edebildiklerinden kabı çeperine çarparak kuvvet uygularlar.
  • Sıcaklık arttığında moleküllerin hızı artar.
  • Gazların hacmi sıkıştırılarak azaltılabilir.
  • Basınç ve sıcaklığa bağlı olarak gazların hacmi değiştirilebilir.
  • Gazların belirli hacimleri olmamasına rağmen işlem yapılırken gazın hacmi kabın hacmi olarak alınır.

Plazma: Katı haldeki maddeyi ısıtmaya devam edersek önce erir , daha sonra gaz haline geçer. Gaz halindeki maddeyi ısıtırsak maddenin atom ve moleküllerinden  elektron koparırız. Bu durumda maddenin atom ve molekülleri iyonlaşır ve iyonlar (+) ve (-) yükler şeklinde sistemde bulunur. Sıcaklık o kadar yüksektir ki madde kararlı hale geçemez. İşte bu kararsız halde bulunan  (+) ve   (-)  yüklü parçacıkların oluşturduğu durum maddenin 4. hali olarak bilinen plazma dır. Plazma haline güneş,yıldızlar,yıldırım ve mum alevi örnek verilebilir.

Maddelerin ortak özellikleri:
Bütün maddelerde bulunan özelliklerdir. Madde hakkında bilgi vermeyen madde miktarına bağlı olan temel özelliklerdir.

1. Kütle: Bir cismin içerdiği madde miktarına denir.
2. Hacim: Bir maddenin uzayda kapladığı yere denir. Sıcaklıkla ve basınçla değisir.
3. Eylemsizlik: Maddenin durumunu devam ettirme eğilimine denir. Üzerindeki net kuvvetin sıfır olduğu bir cismin duruyorsa durmasına devam etmesine hareket  halindeyse hareketine sabit hızla devam etmesine eylemsizlik denir.
4. Tanecikli yapı: Bütün maddelerin atom ve molekül gibi taneciklerden oluşması bize maddelerin tanecikli yapıda  olduğunu  gösterir.
5. Boşluklu yapı: Maddeler tanecikli yapıda ise eğer bu tanecikler arasında çok küçükte olsa boşluk olacaktır. Bu da bize maddelerin  boşluklu yapıda olduğunu gösterir.
6. Elektrikli yapı: Bütün maddeler pozitif (+), negatif (-) veya yüksüz (0) taneciklerden oluşur.

Maddenin Ayırt Edici Özellikleri
1. Özkütle : Birim hacimdeki madde miktarıdır.
2. Özhacim : Birim kütlenin hacmine denir.
3. Özısı : Herhangi bir maddenin 1 gramının sıcaklığını 1 oC artırmak için verilmesi gereken ısı miktarıdır.
4. Çözünürlük: Belirli sıcaklıkta 100 cm3 çözücüde çözünen madde miktarına denir.
5. Erime noktası: Bir maddenin katı halden sıvı hale geçtiği sıcaklığa denir. Saf maddelerin erime noktası sabittir.
6. Kaynama noktası: Bir maddenin sıvı halden gaz hale geçmeye basladığı sıcaklığa denir.
7. Erime Isısı: 1 gr katının tamamının sıvı hale geçmesi için verilmesi gereken ısı miktarıdır.
8. Buharlasma ısısı: 1 gram sıvının tamamının gaz haline geçmesi için verilmesi gereken ısı miktarıdır.
9. Genlesme : Isıtılan bütün maddeler genlesir ve bu genlesme miktarı her madde için farklıdır.  Gazların hepsi ısıtıldıklarında aynı anda genlestikleri için gazlar için ayırtedici bir özellik değildir.
10. Esneklik: Farklı katılara esit miktarda kuvvet uygulandığında esnekliğin her katı için farklı olduğu görülür. Esneklik sıvı ve gazlar için ayırt edici bir özellik değildir.
11. İletkenlik: Elektik akımını iletebilme özelliğidir.
12. Isı iletkenliği: Her maddenin ısı iletkenliği farklıdır

Fiziksel ve Kimyasal Değişimler

Maddenin fiziksel özellikleri:
Maddenin dış yapısı ile ilgili özelliklere denir.Fiziksel Özellikler, madde başka bir maddeye dönüşmeden ölçülebilen ve gözlenebilen özelliklerdir.
Örneğin;

  •  Kağıdın yırtılması
  •  Kalemin kırılması
  •  Camın kırılması
  •  Buzun erimesi
  •  Mumun erimesi

Fiziksel olaylarda:
1. Maddenin kimyasal özellikleri değismez.
2. Maddenin toplam kütlesi değismez.
3. Fiziksel olayların çoğu tersine dönüstürülebilir.
4. Her fiziksel olayda farklı bir özellik değişir.
5. Radyo aktif maddelerin radyo aktiflik özellikleri değişmez.

Maddenin kimyasal özellikleri:
Maddenin yapısal bir değişikliğe uğrayarak yeni maddelere dönüşmesi durumunda gözlenen özelliklere denir.
Örneğin;

  •  Kağıdın yanması
  •  Sütün ekşimesi
  •  Mumun yanması
  •  Kömürün yanması
  •  Demirin paslanması
  •  Gümüsün kararması
  •  Yaprağın çürümesi

Kimyasal olaylarda,
1. Maddenin kimyasal özellikleri değiştiği için fiziksel özellikleri de değişir.
2. Maddenin toplam kütlesi değişmez.
3. Kimyasal olayların çoğu tersine dönüştürülemez.
4. kimyasal olaylar için gereken enerji fiziksel olaylar için gereken enerjiden çok büyüktür.
5. Radyo aktif maddelerin radyo aktiflik özellikleri değişmez

Kütle ve Ağırlık

KÜTLE
Bir cisimde bulunan madde miktarına kütle denir. m ile gösterilir.

  • Eşit kollu terazi ile ölçülür?
  •  Sıcaklık, basınç ve cismin  bulunduğu yere bağlı değildir.
  •  Kütle evrenin her yerinde aynıdır, değişmez.
  •  Fiziksel veya kimyasal bir olay sonucunda toplam kütle değişmez.
  •  Kütle eşit kollu terazi ile ölçülür.
  •  Kütle skaler bir niceliktir.

Kütle birimleri:    
Kilogram →kg
Hektogram →hg
Dekagram →dag
Gram →g
Desigram →dg
Santigram →cg
Miligram →mg

  •  Kütle birimleri onar onar büyür.
  •  1 Kental (q) = 100 kg
  •  1 ton ( t) = 1000 kg

Dara: Kabın kütlesi
Brüt: Kap + Cisim
Net: Maddenin gerçek kütlesi

AĞIRLIK
Bir cismin kütlesine yer çekimi tarafından uygulanan çekim kuvvetine ağırlık denir.

  • Ağırlık bir kuvvettir.
  •  Ağırlık, cismin yerine ve hareketine bağlıdır.
  •  Ağırlık, cismin bulunduğu yere göre değişir.
  •  Ağırlık, dinamometre ile ölçülür.
  •  Ağırlık yerin merkezine doğru yönelmiş bir vektördür.

 Ağırlık Nasıl Değişir?

  •  Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe dünyanın yarıçapı azalır bundan dolayı yer çekim ivmesi artacağı için ağırlıkta artmış olur.
  •  Dünyanın merkezinde ağırlık sıfırdır.
  •  Dünyanın yüzeyinden yukarı doğru çıkıldıkça ve aşağı doğru inildikçe ağırlık azalır.
  •  Bir cismin ağırlığı; cismin bulunduğu gezegenin kütlesine, yarıçapına ve bulunduğu yere göre değişir.
  •  Uzay boşluğunda ve cisimlerin çekim alanlarının dışında ağırlık sıfırdır

Ağırlık birimleri:
Kilogram kuvvet → kg.f
Newton → N
Gram kuvvet → gr.f
Dyne → dyn
1 kg.f = 9.81 N =103 gr.f = 9,81 .105 dyn

Eşit Kollu Terazi

Eşit Kollu Terazi Nedir=Kütle ölçmeye yarayan aletlere eşit kollu terazi denir.

esit_kollu_terazi

  • Kol uzunlukları birbirine eşittir. Kol uzunlukları farklı olursa terazi hatalı ölçüm yapar.
  • Gram ve cisimleri yerleştirmek için sağ ve sol olmak üzere iki adet kefesi bulunur.
  • Hassas ölçümler için hareketli binici kullanılır.

mb : Binicinin kütlesi
N : Koldaki toplam bölme sayısı
n: Binicinin bulunduğu bölme

Duyarlılık =  Binicinin bir bölme yerdeğiştirmesine karşılık gelen ağırlıktır.  . Duyarlılık hassas ölçümler yapmamızı sağlar  ve duyarlılık binicinin hareket etmesi ile değiştirilir.
Örneğin binici sürgüsü  sağ bölmede olsun ve 5 gram olsun terazimizin kolu da 10 bölmeli olsun duyarlılık kaçtır?
Duyarlılık =Binicinin Kütlesi/Toplam Bölme Sayısı formülünden hesaplanır duyarlılık 0,5 çıkar biniciyi bir bölme hareket ettirirsek sağ taraf  0,5 gram ağırlaşır, biniciyi 2 bölme hareket ettirirsek sağ taraf 1 gram ağırlaşır.

Duyarlılık sorularda farklı şekillerde karşımıza çıkabilir.

  • Terazide ölçülebilecek en küçük kütle
  • Binicinin bir bölme yerdeğiştirmesine karşılık gelen ağırlık
  • Bazı sorularda direk verilir. Örn: terazimizin duyarlılığı  1 gramdır.

Eşit Kollu Terazi de Kütlenin Ölçülmesi

Terazinin bir tarafına gram( bilinen kütle) , diğer tarafına kütlesi bilinmeyen bir cisim konulur ve terazinin kolları yatay olarak dengeye gelene kadar ağırlık eklenir böylelikle cismimizin kütlesi bulunur. Terazi ile hassas yani küsüratlı değerleri  bulmak için ise hareketli binici kullanılır.

Kuvvet x Kuvvet kolu = Yük x Yük kolu   Eşitliğinden faydalanılarak işlem yapılır.

 

esit_kollu_terazi_

 

mK = mL + (duyarlılık x binicinin bulunduğu bölme sayısı)

Hatalı terazi;
Kollarının uzunluğu eşit olmayan fakat kefelerin ağırlıklarıyla dengelenen terazilerdir. Yapılan ölçümler hatalıdır. Doğru ölçüm yapılabilmesi için ağırlık her iki kefede de ölçülmelidir.

m1:=Sağ kefede ölçülen kütle

m2:=Sol kefede ölçülen kütle

 

Hacim Nasıl Ölçülür

Hacim Nedir=Bir maddenin uzayda kapladığı yere hacim denir.

Hacim İle İlgili Bazı Özellikler

  • Katı ve sıvıların hacmi sabittir, gazların hacmi ise değişkendir.
  •  Hacim, sıcaklık ve basınçla değişir.
  •  Katıların hacmi; belirli bir sekli varsa hacim formüllerinden yoksa taşırma kabı yada dereceli silindir içindeki sıvıya bırakılarak bulunur.
  •  Sıvıların hacmi ölçekli kaplarla bulunur.

Hacim Birimleri Nelerdir?

 

* Katılar da hacim birimleri biner biner büyür.
* Sıvıların hacim ölçüsü onar onar büyür.
* 1 litre ( L) = 1 desimetreküp ( dm3 )

HACİM NASIL ÖLÇÜLÜR
1-) Katı Cisimlerini Hacimlerinin Ölçülmesi
a-)  Geometrik şekli olmayan katı cismin hacmi:
Düzgün Geometrik şekli olmayan cisimlerin hacmi iki şekilde ölçülebilir
*Birinci yöntem,Dereceli silindirle ölçme işlemini yaparız. Önce dereceli silindirde ki sıvı seviyesini okuruz(V1).  Daha sonra cismi sıvıya bıraktıktan sonraki sıvı seviyesini okuruz (V2)   aşağıdaki formülle hesaplama yaparız.

Vcisim= V2   –  V1

 

50 cm3 sıvı içerisine bir cisim atıldığında sıvı seviyesi 75 cm3 ‘e geliyorsa demek ki cismin hacmi 25 cm3 ‘tür.

*İkinci yöntem ise Taşırma kabı kullanarak , cismi ağzına kadar sıvı dolu taşırma kabına bırakırsak  taşan sıvının hacmi cismin hacmine eşittir.

Not: Doğru ölçüm yapabilmek için

  • Cismin tamamı sıvı içerisinde olmalıdır
  • Taşırma kabı kullanıyorsak , kabımız ağzına kadar dolu olmalıdır.

b-)Kuru kumun hacminin bulunması
Kuru kumun gerçek hacmini bulabilmemiz için önce kumun içindeki havanın hacmini bulmamız gerekir.

 

Vtoplam=  Vsu  +  Vkum  +  Vhava
50 cm3 kum ile 50 cm3 su karıştırıldığında 100 cm3 karışım olması beklenirken sıvı seviyesi 75 cm3 gösteriyorsa demek ki kumun içinde 25 cm3 boşluk yani hava vardır.

c). Suda çözünen cisimlerin hacmi:
Katı bir cismin içinde boşluk varsa sıvı içerisinde çözündüğünde bu boşluğu sıvı dolduracak ve dereceli silindirde ki sıvı seviyesi beklenenden biraz daha düşük olacaktır.

Vgerçek = Vbeklenen – Vsu

Tüm katı cisimler içerisinde boşluk olduğu için hacim ölçüsü güvenilir değildir.

2-) Sıvıların Hacminin Bulunması
Sıvıların hacimlerini kolayca dereceli kaplar yardımıyla bulabiliriz.

*Birbirine karışmayan sıvıların hacmi:
Birbirine karışmayan sıvıların hacmi dereceli kaplar ile ölçülür. Sıvılar birbirine karışmadığı için toplam hacim değişmez.

 

*Birbirine karışabilen sıvıların hacmi:
Birbirine karışabilen sıvılarda, sıvılar içerisinde çok küçükte olsa boşluk olduğu için toplam hacimde bir azalma olur

 

Gazların hacmi:
Sıcaklık ve basınç, gazların hacmini etkiler. Bu nedenle ancak belirli sıcaklık ve basınç altında gazların hacmi hesaplanabilir ve ölçülebilir.

 

 Gazların hacmi belirli şartlarda ölçülebilir. Ölçüm işlemi gazın bir sıvı üzerinde toplanması ile yapılabilir.

Özkütle

Özkütle Nedir?

Bir cismin birim hacimindeki madde miktarına özkütle denir. özkütle ( yoğunluk) d ile gösterilir ve skaler bir büyüklüktür. Özkütle aynı zamanda maddeler için ayırt edici özelliktir. Sabit sıcaklık ve basınçta tüm maddelerin özkütleleri birbirinden farklıdır.

 

ÖZELLİKLER
1.) Normal sartlarda özkütle sabittir. Kütle veya hacmin değişmesiyle özkütle değişmez.

 

2.) Özkütle, sabit sıcaklık ve basınç altında maddeler için ayırt edici bir özelliktir.

3.) m-V grafiğinin eğimi özkütleyi verir. V-m grafiğinin eğimi de özhacimi verir.

 

Eğim = tanα =V/m= özkütle

Eğim = tanβ =m/V= özhacim

4.) Özkütleyi değiştirmenin yollarından biri basıncı değiştirmektir. Basınç sayesinde maddenin hacmi değişir, kütlesi de sabit olduğundan özkütle değişmis olur.

5.) Gazlarda kütle sabit tutularak hacim değiştirilebilir. Bu durumda özkütle hacimle ters orantılıdır.

6.) Sabit basınç altında bir sıvının m-V grafiğinde, zamanla eğim arttığından , sıvının özkütlesi artıyor. Bunun olabilmesi için sıvının sıcaklığının azalması gerekir.

 

7.) Sabit basınç altında bir sıvının m-V grafiğinde eğim azalıyorsa sıvının özkütlesi azalıyor demektir. Bunun için sıcaklığın artması gerekir.

 

8.) Gazın basıncı ve sıcaklığı sabit tutularak çizilen grafikler katı ve sıvılarda olduğu gibidir.
9.) Maddeler ısıtıldığında hacimleri artar ve özkütleleri azalır. Su ise istisnai bir durumdur.
10.) Suyun 1 atm basınçta ve + 4 oC ‘de hacmi minumum dur. + 4 oC üstünde ve altında hacim artar

 

11.) Suyun 1 atm basınç altında + 4 oC özkütlesi en büyüktür

 

 *Bizmut ve antimonda su gibi davranır.

Karışımın Özkütlesi

İki yada daha çok maddenin meydana getirdiği homojen bir karışımın özkütlesi,

 

 

 1.)  Eşit Hacimde Karışımın Özkütlesi: Eğer sıvılar eşit hacimde karıştırılıyorsa karışımın özkütlesi karışıma giren sıvıların özkütlelerinin  aritmetik ortalamasına eşittir.

Karışım iki sıvıdan oluşuyorsa formül aşağıdaki gibidir.

 

 2.)  Eşit Kütledee Karışımın Özkütlesi

Eğer sıvılar eşit kütlede karıştırılıyorsa karışımın özkütlesi karışıma giren sıvıların özkütlelerinin geometrik ortalamasına eşittir.

Karışım iki sıvıdan oluşuyorsa formül aşağıdaki gibidir.

 

ÖZELLİKLER

a) KarıŞımın özkütlesi her zaman karıŞıma katılan sıvıların özkütlelerinin arasında bir değerdir.

 

b) Karışımın özkütlesi her zaman hacmi büyük olan sıvının özkütlesine daha yakındır.
c) Özkütlesi küçük olan bir sıvıya aynı sıcaklıkta özkütlesi büyük olan bir sıvı karıştırılırsa karışımın özkütlesi artar.

 

Güncelleme: 12 Temmuz 2017 — 03:29

2 yorum

Yorum Yap
  1. Ya bn bu fizik dersinden hiç birşey anlamıyorum sizce ne yapabilirim

    1. Eğer çalışmana rağmen yapamıyorsan muaf olmayı değerlendirebilirsin. Bir dersten muaf olmak için 3 kez kalmak gerekiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Test Çöz | Online Test Çöz | İnteraktif Testler | 2017 testicoz.org | Hakkımızda | İletişim | Kolay Menü | Site Haritası | Gizlilik Politikası | Yasal Uyarı | RSS