testicoz.org

Test Çöz , Online Soru Çöz , İnteraktif Testler

testicoz.org > Açık Lise Testleri > Açık Lise Konu Anlatımları > Din Kültürü 3 Konu Anlatımı
2016-2017 Müfredatına uygundur.
Din Kültürü 3 Konu Anlatımı
UNİTE 1 İnanç
UNİTE 1 – 1. KONU Allah’ın Varlılığın ve Birliğinin Delilleri

Kâinatta her şey bir düzen içindedir. En küçük canlılardan uzaydaki galaksilere kadar tüm kâinat sistemli bir şekilde hareket etmektedir. Hiçbirinde en ufak bir uyumsuzluk, düzensizlik veya aksaklık yoktur.

Kâinat, düşünen insanlar için muhteşem bir tefekkür alanıdır. Kâinattaki mükemmel düzene ibret gözüyle bakabilen, onun üzerinde tefekkür edebilen her insan yaratıcı fikrine ulaşılabilir. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Üstlerindeki göğe bir kere bakmazlar mı, onu nasıl yaptık, nasıl donattık? Onda bir yarık, bir bozukluk, bir çatlak var mı? Yeri nasıl yaptık, nasıl döşedik, dağları nasıl yerleştirdik, bakımına doyum olmayan güzel şeylerden yetiştirdik. Gökten bereketli yağmurlar yağdırdık, insanlara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik. O su ile toprağı dirilttik…”

İnsan aklını kullanarak Allah’ın varlığına ulaşabilir mi?
Her insan düşünerek, kendisini ve kâinatı gözlemleyerek Allah inancına sahip olabilir, aklıyla Allah’ın varlığına ulaşabilir. Mantık yoluyla Allah’ın varlığını şöyle anlayabiliriz:

a. Her yaratılmış varlık bir yaratıcıya muhtaçtır. Kâinat sonradan yaratılmıştır. Kâinat da bir yaratıcıya muhtaçtır. O da Yüce Allah’tır.
b. Kâinat ve madde hareket hâlindedir. Her hareket edenin, hareketi başlatan ve bitiren bir güce ihtiyacı vardır. Bu da Yüce Allah’ın gücüdür.
c. Kâinatta müthiş bir düzen ve ahenk vardır. Bu derece ince hesaplanmış bir düzen kendi başına ve tesadüfen olamaz. Mutlaka bunları var eden bir yaratıcı vardır. O da Yüce Allah’tır.

UNİTE 1 – 2. KONU Allah Her Şeyi Yaratan , Yaştan ve Gözetendir

Yaratmak bir şeyi yokluktan varlık sahasına çıkarmaktır. Bu anlamda yaratmak Allah’a mahsustur. Evreni ve evrendeki bütün varlıkları yaratan Allah’tır. En küçük varlıklardan gökteki aya, güneşe, yıldızlara kadar her şeyin yaratıcısı Allah’tır. Allah’ın yaratma sıfatına Tekvin denilmektedir.

Varlıklar yaşamlarını nasıl devam ettirmektedirler?
Tüm canlılara hayat veren onları yaşatan Allah’tır. Bu durum, Allah’ın Hay isminin bir tecellisidir. Hayat ve ölüm Allah’tandır. Varlık da yokluk da ondandır. Tüm canlılar temel ihtiyaçlarını karşılamak ve hayatlarını devam ettirebilmek için Allah’ın yardımına muhtaçtır. Her şeyi o yaşatır. Her şey onun bilgisi dâhilinde ve onun izniyle gerçekleşir. Bu konuda Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay vegüneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah’tır. Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah’ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.” (İbrahim suresi, 32–34. ayetler.)

UNİTE 1 – 3. KONU İnsanın Allah’la İletişimi

İletişim, duygu, düşünce ve isteklerimizi bir başkasına iletmek ve ondan cevap almak demektir. İnsan, yaratıcısı ile iletişim kurma ihtiyacı duymaktadır. Bu iletişimin nasıl olacağını da Yüce Allah, gönderdiği peygamberler ve kutsal kitaplar aracılığı ile bizlere bildirmiştir. Dua, ibadet, tövbe etmek ve Kur’an okumak insanın Allah ile iletişim kurma yollarındandır.

• Dua
• İbadet
• Tövbe
• Kur’an Okuma

UNİTE 1 – 4. KONU Temel İnanç Esasları

• Allah’a İman
• Meleklere İman
• Kitaplara İman
• Peygamberlere İman
• Kadere İman
• Ahirete İman

UNİTE 2 İbadet
UNİTE 2 – 1. KONU İnanç – İbadet İlişkisi

İnanç ve ibadet arasında güçlü bir bağ vardır. İnanç, Allah’a, Peygambere ve peygamberin getirdiği mesaja şüphe etmeden inanmaktır. İbadet ise Allah’a saygı ile boyun eğmek, emirlerine itaat etmek, Allah’ın bize verdiği sayısız nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmektir.

UNİTE 2 – 2. KONU Başlıca İbadetler

İbadetler, beden ile yapılan, mal ile yapılan ve hem mal hem beden ile yapılan ibadetler olmak üzere üç kısma ayrılır. İslam’da başlıca ibadetler ise namaz, oruç, zekât, hac ve kurbandır. Peygamberimiz, “İslam beş temel üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed’in Allah’ın peygamberi olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek ve Ramazan orucu tutmaktır.”(Buhari, İman, 14. hadis.) buyurarak bu ibadetlerin önemine işaret eder.

• Namaz Kılmak
• Oruç Tutmak
• Zekat Vermek
• Hac’a Gitmek
• Kurban Kesmek

UNİTE 2 – 3. KONU Salih Amel

Salih amel; iyi, güzel, faydalı iş ve davranış demektir. Allah’ın rızasına uygun, iyi bir niyet ile yapılan her güzel iş, söz ve davranış, salih amel olarak nitelendirilir. İbadetler birer salih amel olduğu gibi, insanlara, hayvanlara, bitkilere merhamet etmek, darda olanlara yardım etmek, yaşlıyı, özürlüyü, çocukları koruyup gözetmek de salih ameldir.

Salih amel işlemek, Allah’ın rızasını kazanmaya ve ahirette cennetle mükâfatlandırılmaya vesile olur. İmanı kuvvetlendiren salih amel Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette emredilmiştir. “Ant olsun zamana ki, insan gerçekten zarar içindedir. Ancak iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç.”(Asr suresi, 1–3. ayetler.) Burada olduğu gibi Kur’an’da birçok ayette iman ve salih amel birlikte zikredilmiştir. İnanmak ve faydalı güzel iş yapmak, bir bütünün ayrılmaz parçaları olarak ortaya konulmuştur. İman olmadan güzel amelin hiçbir değeri olmadığı gibi, salih amelin olmadığı iman da zayıf kalır.

UNİTE 3 Kur’an’a Göre Hz. Muhammed
UNİTE 3 – 1. KONU Hz. Muhammed Bir İnsandır

Hz. Muhammed bütün peygamberler gibi bir insandır. Yüce Allah, yaşantılarıyla bize örnek ve önder olmaları, vahyi açıklamaları için peygamberleri insanlar arasından seçmiştir. Hz. Muhammed de bize dinimizi tebliğ etmek için Allah tarafından insanlar arasından seçilmiş bir peygamberdir. O, 571 yılında Mekke’de doğmuş, 632 yılında Medine’de vefat etmiştir. O da diğer insanlar gibi yemek yemiş, uyumuş, yorulmuş, ibadet etmiş, çalışmış, bazen üzülmüş, bazen de sevinmiştir.

Kur’an’a göre Hz. Muhammed nasıl bir İnsandır
Kur’an-ı Kerim’de; “ Ey Muhammed! De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Ne var ki bana sizin ilahınız ancak bir tek ilahtır diye vahyolunuyor. Kim Rabb’ine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabb’ine ibadette kimseyi ortak koşmasın.”(Kehf suresi, 110. ayet.) buyrularak Hz. Muhammed’in insani yönüne vurgu yapılmaktadır. Başka ayetlerde de onun, geleceği bilemeyeceği, ölümlü bir insan olduğu vurgulanarak insani yönüne dikkat çekilmiştir. Onu insanüstü görmek, olağanüstü güç ve özelliklere sahip olduğunu düşünmek, Kur’an’a göre doğru bir yaklaşım değildir.

UNİTE 3 – 2. KONU Hz. Muhammed Bir Peygamberdir

Hz. Muhammed, Allah’ın seçtiği son peygamberdir. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Muhammed’in peygamberliği hakkında şöyle buyrulur: “Ey Muhammed! De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ben yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O hâlde Allah’a ve onun sözlerine inanan Resulüne, o ümmi peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.” (A’raf suresi, 158. ayet.) Başka bir ayette de; “…O, Allah’ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.” (Ahzab suresi, 40. ayet.) buyrularak onun son peygamber olduğu vurgulanmaktadır.

Peygamberimizin sıfatları nelerdir?
Sevgili Peygamberimiz, diğer peygamberler gibi dürüst, güvenilir, zeki ve anlayışlı, bir insandı. İnsanlara hakkı göstermiş, doğru ve güzel olana çağırmıştır. İnsanlara dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmanın yollarını açıklamıştır. Peygamberimizin sahip olduğu sıfatlardan başlıcaları sıdk, emanet, fetanet, ismet ve tebliğdir.

Sıdk: Doğru olmaktır. O, hayatı boyunca doğruluktan hiç ayrılmamış, yalan, dedikodu ve hile yamaktan uzak durmuştur.

Emanet: Güvenilir olmaktır. O, hayatı boyunca güvenilir, dürüst ve adaletli olmuştur.

Fetanet: Akıllı ve zeki olmaktır. O, ileri görüşlü, dikkatli ve çabuk kavrayışlı, doğru ile yanlışı ayırt edebilecek kabiliyete sahiptir.

İsmet: Günah işlemekten korunmuş olmaktır. O günah işlemekten, kötü ve zararlı davranışlardan uzak durmuştur.

Tebliğ: Allah’tan aldığı mesajları olduğu gibi insanlara bildirmektir.

UNİTE 3 – 3. KONU Hz. Muhammed Kur’an-ı Kerim’i Açıklayıcıdır

Peygamberlerin en önemli görevi Allah’tan aldıkları vahyi olduğu gibi insanlara tebliğ etmektir. Peygamberimiz de kendisine gelen vahyi eksiltme ve fazlalaştırma yapmadan insanlara bildirmiştir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.” (Mâide suresi, 99. ayet.). Bir başka ayette de; “Ey Peygamber! Rabb’inden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği görevi yapmamış olursun…” (Mâide suresi, 67. ayet.) buyrulmuştur.

UNİTE 3 – 4. KONU Hz. Muhammed Uyarıcıdır

Bütün peygamberler gibi Hz. Muhammed’in bir görevi de insanları uyarmak ve onlara öğütler vermektir. Yüce Allah, Hz. Muhammed’i müjdeci ve uyarıcı olarak göndermiştir. Kur’an’da; “Ey Muhammed! Şüphesiz biz seni, insanlar Allah’a ve peygambere inansın, ona saygı göstersin ve Allah’ı sabah akşam tespih etsin diye bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.” (Fetih suresi, 8–9. ayetler.) buyrulmuştur.

Allah, her millete uyarıcı göndermiştir. Peygamberimiz de insanları uyarmıştır, Ancak hiçbir konuda insanlara bir dayatmada bulunmamıştır. Yüce Allah; “Kim doğru yola girerse, yalnız kendisi için doğru yola girmiştir; kim de saparsa ona de ki: “Ben sadece uyaranlardanım.”(Neml suresi, 92. ayet.) buyurarak Peygamberimizin bu yönüne dikkat çekmiştir.

UNİTE 3 – 5. KONU Hz. Muhammed İnsanlığa Bir Rahmettir

Rahmet; sözlükte, merhamet, acıma, bolluk ve nimet demektir. Rahmet, merhamete muhtaç olana iyilik etmeyi gerektiren şefkat duygusudur.

Hz. Muhammed’in temel özelliklerinden birisi de tüm insanlığa rahmet olarak gönderilmiş olmasıdır. Peygamberimiz insanlara sevgi ve merhametle yaklaşırdı. Yaşlılara, fakirlere, çocuklara, kimsesizlere, özürlülere başta olmak üzere tüm insanlara şefkatli davranırdı. Açları doyurur, muhtaç olana yardım ederdi. O, yalnız insanlara karşı merhametli değildi. Aynı zamanda hayvanlara, bitkilere, ağaçlara, suya, toprağa, çevreye karşı da son derece duyarlı idi. O, hayvanlara fazla yük yüklenmemesini istemiş, fidan dikmeyi, ağaçları korumayı, çevreyi temiz tutmayı öğütlemiştir. Peygamberimizin insanlığa ve diğer canlılara merhametli olması, onun insanlığa rahmet olarak gönderilmesinin bir sonucudur.

UNİTE 4 Vahiy ve Akıl
UNİTE 4 – 1. KONU Kur’an’ın Temel Amaçları

Kur’an, sözlükte “toplamak ve okumak” anlamlarına gelir. Terim olarak ise; Allah tarafından vahiy yolu ile Hz. Muhammed’e indirilen, okunması ile ibadet edilen ve sevap kazanılan bir kitap anlamına gelir. Kur’an, Cebrail aracılığı ile Peygamberimize, Peygamberimiz aracılığı ile de tüm insanlara gelmiş olan son ilâhi kitaptır. Kur’an’ın amacı bütün insanları aydınlatmak, insanlara doğru bilgi vermek, doğru inanç ve doğru davranışlar kazandırmaktır.

1.1. Doğru Bilgi
Kur’an’ın temel amaçlarından biri insanlara doğru bilgi vermektir. Kur’an’daki bilgiler, kesin ve doğrudur. Kuran’ da yanlış, birbirine zıt bilgiler yer almaz. “Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı.” (Nisa suresi, 82. ayet.) ayeti bu hakikate işaret etmektedir.

1.2. Doğru İnanç
Kişiye inancı öğretmek, onu batıl inanç ve hurafelerden uzak tutmak, Kur’an’ın temel amaçlarından biridir. Kur’an’daki doğru bilgiler insanı doğru inanmaya sevk eder. Bu konuda YüceAllah şöyle buyurur: “Ey insanlar! Resul size Rabb’inizden gerçeği getirdi (bunda şüphe yoktur), şu hâlde kendi iyiliğinize olarak (ona) iman edin. Eğer inkâr ederseniz, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz hepsi Allah’ındır. (Onun sizin inanmanıza ihtiyacı yoktur.). Allah geniş ilim ve hikmet sahibidir.” (Nisa suresi, 170. ayet.)

1.3. Doğru Davranış
Kur’an, insanı sözlerinde, davranışlarında iyiliğe ve doğruluğa yönlendirir. Doğru bilgi ve doğru inanışın doğal sonucu, doğru davranıştır. Doğru davranış; düşüncede, sözde, niyette ve iradede doğru bilgi ile hareket etmektir. Kur’an-ı Kerim, insanların doğru inanmalarını sağlayarak doğru davranışta bulunmaya yöneltmiştir. Kur’an’daki, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol…” ( Hûd suresi, 112. ayet.) ayeti bu durumu ifade etmektedir.

UNİTE 4 – 2. KONU Kur’an-ı Kerim’i Okumak

Kur’an-ı Kerim, Allah tarafından, okunmak, anlaşılmak ve yaşanmak için gönderilmiş ilahî bir kitaptır. Onda bütün insanları dünya ve ahiret hayatında mutlu kılacak ilkeler vardır. Kur’an, yüzünden okunabileceği gibi, tercümelerinden de okunabilir. Kur’an okumak ibadettir ve kişiye sevap kazandırır.

• Kur’an’ı Yüzünden Okumak
• Kur’an’ın Tercümesini (Meal) Okumak

UNİTE 4 – 3. KONU Kur’an Anlaşılmak İçin İndirilmiştir

Gerek Arapça metninden, gerekse Türkçe mealinden Kur’an-ı Kerim’i okumak, okuyana ve dinleyene sevap kazandıran çok güzel bir davranıştır. Ancak okuduğumuz Kur’an’ı anlamak, yorumlamak ve ondan çıkardığımız derslerle hayatımıza yön vermek daha da önemlidir.

Kur’an’da inanç, ibadet, ahlak, insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümler, peygamberler ve geçmiş milletlerin başına gelen olaylar gibi pek çok konu bulunmaktadır. 114 sure ve yaklaşık 6666 ayette insanın Allah’a, insana ve topluma karşı görevleri sıralanmakta, değişik emirler ve öğütler verilmektedir. Bütün bu bilgilere insanların ulaşması için Kur’an’ı okuyup içerisindekileri anlamaya çalışması gerekir. Kur’an’ı anladığımız ölçüde hayatımızdaki yanlışları düzeltiriz. Sözlerimizde, davra-nışlarımızda, başkaları ile olan ilişkilerimizde daha dikkatli oluruz.

UNİTE 4 – 4. KONU Kur’an’ı Anlama ve Yorumlamada Temel İlkeler

Kur’an’ı Kerim, Arapça bilenler tarafından orijinal metninden okuyarak anlaşılabilir. Arapça bilmeyenler ise tercümelere (meal) başvurarak onu anlamaya çalışırlar. Kur’an’ın bazı bölümleri ise daha derin bilgi ve uzman kişilerce açıklama gerektirir. Bu tür durumlarda din bilginlerinin yazdığı tefsir kitaplarına başvurulması gerekir. Tefsir; Kur’an-ı Kerim’in anlaşılıp yorumlanmasını konu alan bilim dalıdır. Tefsirle uğraşan âlimlere müfessir denir. Kur’an hakkında en geniş açıklamaları ve ayrıntılı yorumları, tefsir kitaplarından öğrenebiliriz.

Kur’an’ı anlamada ve yorumlamada nelere dikkat edilmelidir?

• Kur’an’ın büyüklük ve yüceliğinin, onun ilahî bir kitap olduğunun farkında olmak gerekir.
• Kur’an’ın insanlara okunmak, anlaşılmak ve yaşanmak için geldiğinin bilincine varmak gerekir.
• Kur’an’ı heyecanla, dikkatle, büyük bir saygı ve sevgi içerisinde okuyup anlamaya çalışmak gerekir.
• Kuran’ın manalarını anlamak ve içerdiği hüküm ve hikmetleri öğrenmeye çalışmak gerekir.
• Kur’an’ın muhatabının insanın kendisi olduğunun farkında olunmalıdır. Onun bütün emir, yasak, müjde ve uyarılarının doğrudan kendisine hitap ettiğinin bilincinde olmak gerekir.
• Kur’an’ı anlama ve yorumlamada Peygamberimizin sünnetinden ve onun getirdiği yorum ve açıklamalardan yararlanmak gerekir.
• Kur’an’ı kendi görüşü, menfaat ve isteğine göre anlayıp yorumlamak son derece yanlıştır.
• Kur’an’ın evrensel olduğunun farkında olmak gerekir.
• Kur’an’ın bütünselliğinin olduğunu bilmek gerekir. Bir ayete göre değil, konuyla ilgili tüm ayetlerin okunup incelenmesiyle bir sonuca varılacağı bilinmelidir.
• Kur’an’ı anlama ve yorumlamada günün gereklerini ve bilimsel gelişmeleri de dikkate almak gerekir.
• Kur’an’da pek çok ayetin iniş sebebi vardır. Buna “sebebi nüzul” yani “iniş sebebi” denir. Bu sebepleri bilmeden veya tam öğrenmeden sağlıklı yorumlar yapılamaz.
• Kur’an’ı okumak, anlamak ve yorumlamak bir ibadettir. İbadeti gerektiği şekilde, gücümüzün yettiği ölçüde, istekli, samimi, gösterişten uzak yapmalıyız.
• Diğer İslami ilimlere vakıf olmak Kur’an’ın bütünlük içerisinde anlaşılması için faydalıdır.
• Kur’an yazılı eserlerden tamamen farklıdır. Konular, bölümler, ana ve alt başlıklar altında işlenmez. Kur’an’ın iç içe geçmiş bir anlam örgüsü vardır. Ayetler, kendinden önceki ve sonraki ayetler ve Kur’an’ın tümü göz önünde bulundurularak anlaşılmalıdır.
• Kur’an’ın anlaşılması dinamik bir olgudur. İlmi ve fikri gelişmeler onun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Güncelleme: 26 Kasım 2016 — 15:40

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Test Çöz | Online Test Çöz | İnteraktif Testler | © 2016 testicoz.org | Hakkımızda | İletişim | Kolay Menü | Site Haritası | Gizlilik Politikası | Yasal Uyarı | RSS