testicoz.org

Test Çöz , Online Soru Çöz , İnteraktif Testler

2016-2017 Müfredatına uygundur.

Coğrafya 2 Konu Anlatımı

UNİTE 1 Beşeri Sistemler
UNİTE 1 – 1. KONU Beşeri Olaylar

Coğrafya doğal çevre ve insan arasındaki ilişkileri konu alır. Bunu yaparken doğal çevrede meydana gelen olayları doğal sistemler, insan faaliyetlerini ise beşerî sistemler adı altında inceler.

Beşeri Sistemler

Nüfus Coğrafyası
Nüfusun çeşitli özelliklerini (yaş, cinsiyet, eğitim, çalışan ve çalışmayan nüfus),dağılışını, hareketlerini (nüfus artışı,azalışı ve göçler) ve nüfus hareketlerinden doğan sorunları inceler.

Yerleşme Coğrafyası
Yerleşme tiplerini, yerleşmede kullanılan malzemeleri, konut tiplerini, doğal çevrenin yerleşmeye etkisini inceler.

Tarım Coğrafyası
Tarla ve bahçe ziraatı olarak topraktan yararlanma, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık, madencilik faaliyetlerini konu alır.

Sanayi Coğrafyası
Çeşitli sanayi kollarını, sanayinin kuruluş, gelişme ve dağılışı ile sanayi kuruluşlarının üretimini konu alır.

Ulaşım Coğrafyası
Ulaşım yollarını, ulaşıma etki eden doğal ve beşerî faktörleri, ulaşım araçlarını inceler.

Turizm Coğrafyası
Turizm etkinliklerinin türünü, bu etkinliklere katılan insan sayısını, bu etkinliklerin ekonomiye olan katkılarını inceler.

Enerji Coğrafyası
Enerji kaynaklarının üretim, tüketim ve dağılışını inceler.

Ticaret Coğrafyası
Tarım ve sanayi faaliyetleri sonucu üretilen malların alım ve satımı sonucu doğan ilişkileri inceler.

Siyasi Coğrafya
Belli başlı siyasi örgütler, siyasi örgütlenmede doğal çevre ve toplumun etkisini inceler.

UNİTE 1 – 2. KONU Yerleşme Tipleri

2. Yerleşme Tipleri

Yerleşmeler kır ve şehir yerleşmeleri olmak üzere iki grupta toplanır.Kentsel YUerleşme

Kentler; sanayi, ticaret ve hizmet faaliyetlerinden bir veya birkaçının geliştiği, nüfusu 10.000’den fazla olan ve belirli bir plana göre kurulmuş yerleşim birimleridir. Şehirleri kır yerleşmelerinden ayıran en önemli özellikler nüfusunun fazlalığı, yerleşim alanının genişliği, çalışan insanların çoğunluğunun tarım dışı sektörlerde (sanayi,hizmet, ticaret) faaliyet göstermeleridir.
Kırsall Yerleşme
İnsanların geçimini tarım ve hayvancılıktan sağladığı yerleşmelere kırsal yerleşme denir. Kırsal yerleşmeler köy ve köy altı yerleşmeleri olarak iki gruba ayrılır.

1. Köy Yerleşmesi
Cami, okul, otlak, yayla, orman gibi ortak yaşam alanları bulunan, toplu ve dağınık biçimdeki meskenlerden oluşan, bağ, bahçe ve tarla gibi yerlerde tarımsal faaliyetlerin sürdürüldüğü yerleşmelere köy denir. Köylerin geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köylerde genel olarak çevredeki doğal yapı malzemeleri (taş, ahşap, kerpiç) kullanılarak evler yapılır.

2. Köy Altı Yerleşmeler
Çoğunlukla yılın sadece bir bölümünde geçici olarak kullanılan köy altı yerleşmeler, bir veya birkaç evden veya barınaktan oluşmaktadır. Örnekğin.

• Mezra • Kom • Dam • Barla • Yayla • Güzle • Divan • Mahalle • Çiftlik • Oba • Ağıl
UNİTE 2 Mekansal Bir Sentez: Türkiye
UNİTE 2 – 1. KONU Türkiye’nin Yer Şekilleri

Çok çeşitli yeryüzü şekillerine sahip ülkemizde bütün jeolojik devirlere ait arazilere rastlanmaktadır. Türkiye’nin jeolojik zamanlarda geçirdiği oluşumlar şunlardır.

Paleozoik
Başkalaşıma uğrayarak sertleşmiş masif adı verilen kütleler oluşmuştur. Bu araziler kıvrılma ve kırılma özelliğini kaybettikleri için depreme dayanıklı yerlerdir. Başlıca masif alanlar Yıldız dağları, Menteşe yöresi, Kırşehir çevresi, Bitlis yöresi ve Taşeli Yöresi’dir. Bu zamanda yetişen gür bitki örtüsü kalıntıları günümüzde Zonguldak’tan çıkarılan taşkömürü yataklarını oluşmuştur.

Mezozoik
Bu zamanda Anadolu’da yerkabuğu hareketleri fazla olmamıştır. Mezozoik’te meydana gelen kıvrımlı yüzeyler aşınarak peneplen hâline gelmiştir. Anadolu’nun da içinde bulunduğu Tetis (Tethys) denizinde yoğun birikme gerçekleşmiştir.

Tersiyer
Anadolu arazisi yükselmeye uğramış, su yüzeyine çıkmış ve Anadolu yarımadası genel görünümünü almıştır. Kuzey Anadolu, Toros Dağları, linyit, petrol ve kaya tuzu yatakları bu dönemde oluşmuştur. Arabistan kütlesinin sıkıştırması sonucu Doğu Anadolu yükselmiştir.

Kuaterner
Ege denizinin bulunduğu Egeit karası çökerek Ege denizi oluşmuştur. Buzulların eriyip yükselmesiyle İstanbul ve Çanakkale boğazları oluşmuş, Akdeniz ve Karadeniz birleşmiştir. Yüksek dağlık alanlardaki buzul şekilleri oluşmuştur. Ülkemiz günümüzdeki son şeklini almıştır.

UNİTE 2 – 2. KONU Türkiye’nin Dağları

Bulunduğu Yere Göre
• Kuzey Anadolu Dağları (Küre Dağları)
• Güney Anadolu Dağları (Geyik Dağları)
• İç Anadolu Dağları (Hasan Dağı)
• Batı Anadolu Dağları (Aydın Dağları)
• Doğu Anadolu Dağları (Tendürek Dağ

Oluşumuna Göre
• Kıvrımlı Dağlar (Hakkâri)
• Kırıklı Dağlar (Madra)
• Volkanik Dağlar (Erciyes)

UNİTE 2 – 3. KONU Türkiye’de Deprem

Türkiye’de fay hatlarayla ilişlkili olan üç deprem kuşağı vardır
1)Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı:
Saroz körfezinden başlar, Marmara denizinden geçtikten sonra Kuzey Anadolu Dağlarının güneyini takip ederek Van Gölünün kuzeyine doğru uzanır.

2)Batı Anadolu Deprem Kuşağı:
Güney Marmara’dan başlar Ege Bölgesindeki çöküntü ovalarını takip eder.

3)Güney Anadolu Deprem Kuşağı:
Hatay’dan başlar, Güney Anadolu Toroslarını takip ederek Van gölünün güneyine doğru devam eder.

Türkiye’de Deprem Tehlikesinin az olduğu yerler
1)Konya, Karaman, Taşeli Platosu ve İçel çevresi.
2)Mardin Eşiği-Şırnak çevresi.

Yurdumuzdaki Diri Fay Hatları
52
Güneydoğu Anadolu deprem kuşağı: Hatay’ın Samandağ İlçesi’nden başlayarak Nur Dağlarından kuzeye doğru Kahramanmaraş’a, oradan da bir yay çizerek Malatya, Elâzığ, Bingöl ve Muş’u geçen kuşak Van’ın doğusuna kadar uzanır. Güneydoğu Anadolu deprem kuşağı üzerinde oluşan depremlerde en büyük can kaybı (3840 kişi) 1976’da Van (Muradiye-Çaldıran) depreminde olmuştur.

Fay hatları ile kuşatılmış olan Anadolu son yüzyıl içerisinde büyüklüğü 5,5 ile 7,9 arasında olan 80’i geçkin deprem yaşamıştır. Bu bakımdan Türkiye deprem riskinin yüksek olduğu bir ülkedir.

UNİTE 2 – 4. KONU Türkiye’nin Ovaları ve Platoları

Ovalar
Akarsular tarafından derin yarılmamış, çevrelerine göre çukurda kalan, alüvyonlarla örtülmüş geniş düzlüklere ova denir. Ovalar tarım ve ulaşıma elverişli olduğu için birçok insanın yaşam ve geçim alanıdır. Ülkemizde seksenden fazla ova vardır. Alüvyonların birikmesi sonucu delta, dağ içi, vadi içi ve taşma ovaları meydana gelmiştir. Ayrıca tektonik çanaklarda ve fay hatlarıyla parçalanmış graben alanlarında oluşan ovalar da biriktirme sonucu oluşmuşlardır. Karstik bölgelerdeki uvala, polye gibi çanakların dış kuvvetlerin taşıdığı materyallerle dolması sonucu karstik ovalar meydana gelmiştir.

Türkiye’nin Ovaları

Bulunduğu Yere Göre
1. Kıyı Ovaları (Bafra Ovası)
2. İç Ovalar (Konya Ovası)

Oluşumuna Göre
1. Tektonik Ovalar (Erzurum Ovası)
2. Delta Ovalar (Çukurova)
3. Karstik Ovalar (Kestel Ovası)

Kıyı Ovalar :
Akarsuların taşıdığı alüvyal malzemenin, akarsuyun denize döküldüğü ağızda birikmesi sonucu oluşur, Bu ovalar delta işaretine benzediği için Delta Ovasıda denir

Kıyı Ovalarımız
Çukurova, Silifke, Bafra, Çarşamba başlıca kıyı ovalarımızdır

İç Ovalar:
İç ovaların çoğu, yer kabuğunun çöküntü alanlarının alüvyal malzemelerle dolması sonucu oluşur.

Bu tür ovaların başlıcaları,
Kuzey Anadolu fay hattı boyunca çöküntü alanlarında uzanan Düzce, Hendek, Tosya, Taşköprü, Niksar, Erbaa ovalandır.
Batı Anadolu’daki graben alanlarında Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes ovaları,
Akdeniz Bölgesi’nde Hatay oluğunda Amik Ovası diğer iç ovalanmızdır.

Platolar
Akarsular tarafından derince yarılmış olan engebeli düzlüklere plato denir. Ülkemizde çok sayıda plato bulunmaktadır. İç kesimlerde Haymana, Cihanbeyli, Obruk, Bozok ve Uzunyayla platoları tektonik hareketler ile eski kütlelerin kıvrılmayarak kırılması sonucu oluşmuştur. Ülkemizin kuzeybatısında Çatalca ve Kocaeli platoları aşınma sonucu oluşmuş düzlüklerin akarsular tarafından derince yarılması sonucu meydana gelmiştir. Bu platoların yükseltileri oldukça azdır. Ülkemizin güneyinde Teke ve Taşeli platoları karstik yapı üzerinde oluşmuştur. Doğuda Erzurum-Kars ve Ardahan platoları volkanik malzemeler ile örtülüdür. Ülkemizin güneydoğusunda volkanik materyallerle örtülü olan Şanlıurfa ve Gaziantep platoları bulunmaktadır.

UNİTE 2 – 5. KONU Türkiye’de Akarsular ve Oluşturduğu Yer Şekilleri

– Ülkemizde yer şekillerini biçimlendiren en önemli dış kuvvet akarsulardır.
– Türkiye’de akarsuların büyük kısmı denize ulaşmakta yani açık havza özelliği taşımaktadır.
– Van Gölü ve Tuz Gölü gibi dışa akışı olmayan yerlere dökülenler kapalı havzadır.

Aşındırma şekilleri:
Menderes: Akarsular eğimin azaldığı yerlerde sağa sola büklüm yaparak akması sonucu oluşan şekillerdir.En çok Ege denizine dökülen akarsularımızda görülür.
Kırgıbayır: Bitki örtüsünden yoksun olan yarı kurak bölgelerde erezyon şiddetli olması ve bu nedenle sel sularının etkisiyle bazı alanlarda oluşan yeryüzü şekilleridir. Ülkemizde özellikle iç bölgelerde kırgıbayırlar yaygındır.
Peribacası: Ülkemizin iç kesimlerinde volkanik dağlardan çıkan malzemelerin biriktiği araziler üzerinde sel ve selinti sularının aşındırma yaparak oluşturdukaları şekillerdir.Özellikle Ürgüp-Göreme çevresinde yaygındır.
Çağlayanlar: Ülkemizde akarsuların yüksek yerlerden akarak oluşturdukları çağlayanlar da görülür.
– Önemli çağlayanlarımız: Düden, Kurşunlu, Tortum ve Muradiye’dir.
Çağlayanlar da suyun düştüğü yerlerde dev kazanı denilen çanaklar oluşur.

Biriktirme şekilleri
– Akarsuların en önemli biriktirme şekilleri ovalardır.
Irmak adaları: Akarsuların eğiminin azaldığı, yatağın genişlediği yerlerde taşınan alüvyonlar ve kumlar birikmesiyle oluşur.
Birikinti konileri: Dağ yamaçlarından inen sel sularının dağ eteğinde eğimin azalmasıyla taşıdığı materyalleri yelpaze gibi yayarak biriktirmesi ile oluşur.

Türkiye’de Karstik şekiller

– Karstik şekiller, suların etkisiyle çözünebilen taşlar üzerinde oluşan yer şekilleridir. Kireçtaşı çok yaygın bir kayaçtır.
– Karstik aşınım şekillerinin en küçük ve yaygın olanı lapyalardır. Lapyalar ülkemizin güneyindeki Taşeli plâtosunda yaygın olarak görülür.
– Karstik arazilerin mağara tavanlarının çökmesiyle oluşan çukurlara obruk adı verilir. Mersin’deki Cennet ve Cehennem obrukları ise birçok turistin ilgisini çeker.
– Traverten, mağara, sarkıt, dikit ve sütunlar karstik birikim şekilleridir. Ör: Pamukkale travertenleri

UNİTE 2 – 6. KONU Türkiye’de Rüzgarın Oluşturduğu Yer Şekilleri

Ülkemizde rüzgârların şekillendirici etkisi azdır.
– Konya çevresinde ve kumsalların bulunduğu deniz kıyılarında şekillendirici özellik gösterir. Türkiye’de hâkim rüzgârlara açık, bitki örtüsünden yoksun yamaçlarda mantar kaya ve şahit kaya gibi aşınım şekilleri görülür.
– İç Anadolu’da Nevşehir Göreme’de ki şahit kayalar ve Gülşehir’deki Mantarkaya. Bu yöremizde rüzgâr aşındırması fazladır. Çünkü volkanik malzemelerin bol ve bitki örtüsünün zayıf olduğu yerlerde rüzgâr aşındırması hızlanır.

UNİTE 2 – 7. KONU Türkiye’de Buzulların Oluşturduğu Yer Şekilleri

– Türkiye’de kalıcı kar sınırını aşan yükseltiye sahip dağ zirvelerinin fazla olması,buzulların oluşmasına imkân sağlamıştır.
– Türkiye’nin bugünkü yer şekillerinin oluşmasında en az etkili olan dış kuvvet de buzullardır.
– Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı’nın zirvesinde takke buzulu vardır.
– Hakkâri yakınlarındaki Buzul dağlarında, Erciyes ve Kaçkar dağlarının zirvelerinde de küçük sirk buzulları vardır.

UNİTE 2 – 8. KONU Türkiye’nin İklimi

– Bir yerin iklimi; o yerin yer şekilleri, bitki örtüsü, su durumu, tarımı, yerleşmesi, nüfusu gibi birçok durumunu etkiler.
1. Matematik Konum: Ülkemiz 36o–42o kuzey paralelleri arasında yer alır. Bundan dolayı soğuk ve sıcak iklim kuşakları arasındaki ılıman iklim kuşağında bulunur. Türkiye ayrıca Akdeniz iklim bölgesinin de etkisi altındadır.

Türkiye’nin matematik konumunu başlıca sonuçları şunlardır:
– Türkiye, kuzeyde kutup (soğuk), güneyde tropikal (sıcak) hava kütlelerinin arasında bulunması, yazın tropikal, kışın ise kutup iklimlerinin etkisi altında kalmasına yol açar.
– Türkiye ılıman kuşakta ve hava kütlelerinin geçiş alanı üzerinde olduğundan yıl içinde dört mevsim yaşanır.
– Yıllık sıcaklık farkı oldukça fazladır.
– Ülkemiz Yengeç Dönencesi’nin kuzeyinde yer aldığından yıl içinde güneş ışınları hiçbir zaman dik açıyla gelmez.

2. Özel konum: Dünya üzerindeki bir yerin denizlere yakınlığı, karasallık özelliği, yükseltisi, dağlarının uzanışı yönü gibi çevresinden ayıran durumların tümüdür.
– Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili bir yarım adadır. Kuzey ve güneyinde kıyıya paralel uzanan dağlar bulunur, bu dağlar doğuya doğru giderek yükselmektedir.
– Ülkenizde ki denizler, sahip olduğu çeşitli yer şekilleri ikliminde çeşitlilik meydana getiren en önemli faktörlerdir.
a. Etrafındaki denizlerin etkisi:
– Kıyılarımızda denizellikten dolayı nem oranı yüksektir. Bu durum sıcaklık farkının az, yağışın çok olmasına neden olur.
– İç kesimlere gidildikçe nem oranı düşer, günlük ve yıllık sıcaklık farkı artar, yağışlar azalır.
b. Etrafındaki kara kütleler inin etkisi:
– Ülkemiz kuzeydoğuda Sibirya’nın, güneyde Afrika ve Arabistan yarımadasının etkisinde kalmaktadır.Kış döneminde
– Sibirya üzerinde oluşan soğuk hava kütlesinin etkisiyle İç ve Doğu Anadolu’da kışlar soğuk geçer.
– Yaz döneminde ülkemiz, Afrika Kıtası ve Arabistan üzerinden gelen sıcak ve kuru havanın etkisinde kalması, güney ve güneydoğu kesimlerinde kavurucu rüzgârlar neden olur.
c. Etrafındaki basınç merkezlerinin etkisi:
– Türkiye, kışın kuzey kutbundan gelen soğuk hava kütlelerinin, yazın da tropikal kuşaktan gelen sıcak hava kütlelerinin etkisindedir.
d. Yeryüzü şekillerinin etkisi:
– Ülkemizde yeryüzü şekillerinin kısa mesafelerde olması, bölgeler arası hatta aynı bölge içinde farklı özellikte iklimlerin görülmesine neden olur.
– Ülkemizdeki yeryüzü şekillerinin iklime etkisi: yükselti, dağların uzanış yönü ve bakı etkisiyle olur.

Türkiye’de İklim Elemanları
1. Sıcaklık: Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklık değerleri 4 °C ile 20 °C arasında değişmektedir.
2. Türkiye’de Basınç ve Rüzgârlar: Ülkemiz konumundan dolayı kutuplar ve Ekvator arasında geçiş yolu üzerinde bulunur. Genel olarak kışın kutupsal, yazın ise tropikal hava kütlelerinin etkisi altındadır.
Türkiye’de etkili olan başlıca basınç merkezleri:
– İzlanda Dinamik Alçak Basıncı: 60° kuzey enlemleri üzerinde bulunan İzlanda ve çevresinde kış mevsiminde etkili basınç alanıdır. Ülkemize, Avrupa ve Akdeniz üzerinden gelir ve bol yağış bırakır.
– Sibirya Termik Yüksek Basıncı: Sibirya üzerinden gelir ve kış aylarında etkilidir. Ülkemiz soğuk ve kuru olan Sibirya yüksek basıncının etkisinde kalırsa kış mevsimi çok soğuk geçer. Kar yağışları artar.
– Basra Termik Alçak Basıncı: Yaz aylarında Basra körfezi çevresinde sıcaklığın artmasıyla ortaya çıkar. Ülkemize Güneydoğu’dan sokularak sıcak ve kuru bir etki yapar.
– Azor Dinamik Yüksek Basıncı: 30° enlem üzerinde bulunan Azor adaları çevresindeki basınç merkezidir. Afrika’nın batısında bulunur. Ülkemizde yaz aylarında etkilidir ve bu mevsimin kurak geçmesine neden olur.

Rüzgârlar: Türkiye’de günlük ve yerel rüzgârların oluşmasında, ülkemizin çevresindeki basınç merkezleri, yer şekilleri, yıllık ve günlük ısınma farklılıkları etkilidir.
– Ülkemizdeki günlük rüzgârlar meltemlerdir. Meltemlere Ege kıyılarımızda imbat adı verilir.
Türkiye’de etkili olan başlıca yerel rüzgârlar:

Poyraz: Kuzeydoğudan eser, kışın soğuk ve sert, yazın serin ve kurudur. Genellikle fırtına şeklinde eser, kışın kar ve yağmur getirebilir. Tipi karakterini kazanan kar fırtınası yolların kapanmasına neden olur.
Karayel: Kuzeybatıdan eser, Marmara Denizi ve çevresiyle Karadeniz’de genellikle fırtına şeklinde etkili olur. Kış aylarında kar ve yağmur yağışları getirebilir.
Yıldız: Ülkemizde kuzeyden eser, kışın, kuzeyden esen yıldız kar ve yağmur getirebilir.
Lodos: Akdeniz, Ege ve Marmara kıyılarında etkili olur, güneybatıdan esen sıcak ve kuru bir rüzgârdır. Estiği zaman sıcaklığı biraz yükseltir. Bu nedenle kış mevsiminde kar erimelerine neden olur.
Kıble: Güneyden eser, Akdeniz kıyılarında yer yer yamaç yağışlarına neden olur, iç kesimlerde sıcak ve kuru etki yapar.
Etezyen: Yazın kuzey sektörlü olarak eser, serinletici bir etkiye sahiptir. Marmara ve Ege kıyılarımızda etkilidir. Torosları aşarak Akdeniz kıyılarına ulaşır, fön etkisi yaparak şiddetli sıcakların görülmesine neden olur.
Keşişleme: Yaz mevsiminde etkili olur, çölün sıcak havasını ülkemizin güneydoğusuna getirir. Güney ve güneydoğudan eser, sıcak ve kuru karaktere sahiptir, kavurucu sıcaklara yol açar, bitkileri kurutur ve buharlaşmayı arttırır.

3. Türkiye’de Nemlilik ve Yağış:

– Nemlilik ve yağış, iklimin başlıca elemanlarındandır. Yağış nemin bir sonucudur.

Türkiye’de İklim Çeşitleri
1. Karadeniz İklimi
– Karadeniz kıyılarında görülür, en belirgin özelliği her mevsimin yağışlı geçmesidir. En fazla yağış Karadeniz ikliminde görülür (Rize 3000 mm). Denizin ılıtıcı etkisiyle yaz ve kış sıcaklıkları arasında büyük farklılıklar oluşmaz. Bitki örtüsü ormandır.
2. Akdeniz İklimi
– Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Yıllık yağış miktarı 600 ile 1000 mm arasında değişir. Bitki örtüsü kızılçamlar ve bunların tahrip edilmesiyle oluşmuş makilerdir. Akdeniz ve Ege kıyıları ile Güney Marmara’da etkilidir.
3. Karasal İklim
– Denizden uzak ya da deniz etkisine kapalı iç kesimlerde görülür. En belirgin özelliği yaz ve kış ile gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farklarının fazla olmasıdır. En yağışlı mevsim ilkbahar ve kıştır. İç, doğu, güneydoğu, iç batı Anadolu ve Ergene havzasında etkilidir. İç Anadolu bölgesinin yağış miktarı (300-600)

UNİTE 3 Küresel Ortam
UNİTE 3 – 1. KONU Serbest bölge

Serbest bölge:
– Bir ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla beraber gümrük hattı dışında sayılan, ülkede geçerli ticarî, malî ve ekonomik alanlara ilişkin hukukî ve idarî düzenlemelerin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı, sanayi ve ticari faaliyetler için daha geniş teşviklerin tanındığı yerler olarak tanımlanabilir.

Doğal (fiziki) özelliklere göre bölgeler: Yer şekillerine(Dağlık Bölgeler), iklim tiplerine, Bitki örtüsüne, Su özelliklerine göre
Beşeri özelliklere göre bölgeler: Nüfus özelliklerine, Siyasi ve jeopolitik özelliklere (Avrupa Birliği), idarî bölünüşe,Kültürel özelliklere göre
Ekonomik özelliklere göre bölgeler: Tarım bölgeleri, Sanayi bölgeleri, Maden bölgeleri(Petrol bölgeleri), Turizm Bölgeleri

UNİTE 4 Çevre ve İnsan
UNİTE 4 – 1. KONU Doğal Çevre
Tarım: İhtiyaç duyulan bitkileri yetiştirmek amacıyla toprak üzerinde yapılan çalışmalardır. Hızlı nüfus artışı, ekilebilir toprakların aşırı kullanımı, ölçüsüz kullanılan kimyasal gübreler ve zararlılarla mücadele ilâçları doğal çevrenin dengesini bozabilmektedir.
Sanayi: İşlenmemiş (ham madde) ya da yarı işlenmiş maddelerin, fabrikalarda işlenerek kullanılabilir duruma getirilme işidir. sanayi üretimi yapılırken ortaya çıkan atıklar hava, su ve toprakta kirlenmeye yol açmaktadır. Zararlı gazların atmosferde oluşturduğu tabaka, küresel ısınmaya sebep olur.
Ulaşım: Yollar, limanlar, köprüler, tüneller çevrenin değişmesine neden olur. Yer şekillerinin engebeli olduğu, dağların kesintisiz uzandığı yerlerde ulaşım zorlaşır. Bu zorluklar; tünel, köprü, viyadük vb. yapılar ile aşılır.
Yerleşme: Nüfusun artması ve şehirleşmeye bağlı olarak binalar artar. Yeni yerleşim alanları kurulur. Konutların yapıldığı yerler tarımsal alanların, ormanların ya da meraların üzerindedir.
Enerji Üretimi: Sanayileşme ve kentleşme ile birlikte enerji gereksinimi artmıştır. Petrol, doğalgaz, taş kömürü, linyit, su gücü, rüzgâr gücü, jeotermal kaynaklar vb. başlıca enerji kaynaklarıdır.
Güncelleme: 26 Kasım 2016 — 14:48

4 yorum

Yorum Yap
  1. Admin ben secmel i cografya secicem ama kitaplarda sade cografya yaziyo nasil olucak simdi erkenden baslamak istiyotum da calismaya lutfen yardim edin

    1. Soru sor sayfasında duyurular kısmındaki Hangi konulardan sorumluyum? diye bir link var ordan konulara bakıp başlayabilirsin.

      1. Baktimda secmeli adi altinda gecmiyor ki

        1. Seçmeli coğrafya ile normal cografya arasında fark yok Çigdem.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Test Çöz | Online Test Çöz | İnteraktif Testler | 2017 testicoz.org | Hakkımızda | İletişim | Kolay Menü | Site Haritası | Gizlilik Politikası | Yasal Uyarı | RSS